Bir insanı tanımanın yani en azından fikir sahibi olmanın yolu onun yazdıklarına bakmaktir.Ben de öyle yaptım.Serçe ile tanısma sebebim arkadaş ortamında ismi geçen birinin yazdıklarını merak etmemden ibaret.
Merkezin tam ortasındaki büfenin dergi standartinda gezerken merakım tekerrür etti ve çektim bir serçe.Artık tanışma vakti geldi dedim.
Şiir kısa hikaye deneme ve çizimlerden oluşan bu dergide yazıların çoğunu beğendim dersem abartı olur.Ama güzel diyebileceğim yazılar mevcuttu.
Şiirlere laf yok hepsi bambaşka dünyaların eseri farkındayım ve enteresandılar.
Ama yazılar...Bazıları-bilmiyorum eleştirmek ne kadar hakkim ama- sevmedim , bir dergi icin basit geldi.
Eleştirmemden dergiyi beğenmediğim anlaşılmasın derginin tasarımı olsun samimiyeti olsun dergiyi sevmemi sağladı.
En sevdigim ayrıntı her sayfanin(çizim paylaşılan sayfalar hariç) köşesinde minnacık guzel söz ve söz yazarının paylaşılması.
Mesela mesela sayfa 15 de Köşede şu yazıyor:
""İSTEDİM Kİ BANA BU KADAR YAKIN OLAN İNSANLAR BİRKAÇ KELİMEYLE ,BİR KAÇ CÜMLEYLE,BİR BAKIŞLA,BİR NEFES ALIŞIMDA ANLASINLAR NE OLUP BİTTİĞİNİ. ""
TARIK TUFAN <3<3(SEVDİM ÇÜNKÜ T.T.)
dergiyi sevmem de benim jenerasyon olmasınin etkisi de var tabiki.Benim yaştaşlarim 2 sene önce oturmuş düşünmüşler.Bu dünyaya güzel bir şeyler bırakalım.İçi huzur olsun siir olsun dışı edebiyat kaplı olsun.Dünyayi daha güzel hale getirmeye çalışan bu insanlarin edebiyat şarkısına kulak vermek istiyorum.(eski sayilar için yaşasın kocaeli kitap fuarı son 29:))
Başka bir şey daha bu dergicigimiz bu ay bize kuş yemi hediye etmiş.Nefes dedikleri girizgahta diyorlarki;
""""Dağlara bugday serpin,kuşlar aç kalmasın erdemini taşıyan medeniyetin bakışına dönmeye çalışıyoruz.Hediye ettiğimiz buğdayları kuşlara verin istiyoruz.Çünkü bir serçenin