Puan vermedi·280 syf.····Okunma: 18 Eylül 2025 23:53 Çok merak ettiğim ve severek okuduğum bir kitaptı. Hıristiyanlıkta, İslamiyet'te ve Yahudilik'te kadının statüsünün karşılaştırıldığı, muazzam bir araştırma-inceleme eser, uzun soluklu bir tez çalışması. İster Antik Yunan'da olsun İster Doğu kültüründe, kadın daima ikincil konumda yer almış. Ve nasıl olduysa biz bunu kabul etmişiz, bazen kendi isteğimizle, bazen başka bir seçeneğimiz olmadığı için, bazen de din algısı üzerinden dayatılarak. Tarihsel süreçte, farklı coğrafyalarda ve farklı dinlerde kadın denetlenmiş, kısıtlanmış, kadın bedeninin denetlenmesi meşrulaştırılmış. Ne yazıktır ki kendi isteğimiz dışında bize giydirilen bu itaatkar kadın gömleğini üstümüzden çıkarıp atmayı hala tam başarmış sayılmayız. Toplumların kadına bakışı tarihin hiçbir döneminde, hiçbir dinde değişmemiş. Kadın Havva'dan beri günahkar, kadın evde oturup çocuk büyütmesi gereken, erkeğin olduğu yerde sözü geçer akçe sayılmayan... Ataerkil toplumların günah keçisi kadın. Bu böyle uzar gider.
Kanayan yaramız kadın. Dinlerin bile kadını kontrol altında tutabilmek için kullanıldığı bir çağda, kime, neyi anlatabiliriz ki?.. Yaralar derin, yolumuz çok uzun. Ama kadınlar daima var olsunlar. Canım kadınlar; canım anneler. 🩶