Kitap, bir yayınevinde çalışan Rıdvan’ın, 1950’lerde sevdiği adamla Almanya’ya kaçıp ailesini ve geçmişini arkasında bırakan Behiye ile İstanbul’da kendi kabuğuna çekilip kaderine razı yaşamayı seçen Suad’ın birbirlerine yazdığı mektupları okuması üzerine kurgulanmış…
İki kadının pişmalıklarının satırlara döküldüğü mektupları okurken aynı zamanda günah çıkarma gibi itiraflara da denk geliyorsunuz.
Bence satırlar, sayfalar en çok çocukluk travmalarına takılı kalıyor. Eğer çocukken mutlu olamadıysan sanırım hayatın boyunca o mutluluk senin kapını hiç çalmıyor, yüzün ve gözlerin hiç hakkını vererek gülmüyor…
Sevdim kitabı…
Saklı Bahçeler Haritası