10/10
·287 syf.··
Beğendi
·
2023 30. kitabı
Mağaradakiler, görmediğini görenleri taşlayanların kitabı. Cemil Meriç, bu kez toplumu değil, aydını masaya yatırıyor. Aydın… Yolu gösterecek adam. Bizde ise çoğu zaman, karanlığı ezberlemiş bir gölge. Kitap boyunca hissediyorsun: Meriç kızgın değil, kırgın. Çünkü bu topraklarda düşünen adam, sevdiği toplumun gözünde hep “şüpheli”. Aydın ile halkın arasındaki uçurumun nedenlerini tek tek gösteriyor; öğretim var, eğitim yok. Okur var, idrak yok. Slogan var, fikir yok. Meriç’in cümleleri yine jilet keskinliğinde. Bazen susturuyor, bazen düşündüğünü sorgulatıyor. Bizim dediğimiz “aydın”ın, çoğu zaman Batı’nın ortasına bırakılmış ithal bir kavram olduğunu yüzüne vuruyor. > “Bu toplumda düşünen yalnızdır.” Mağaradakiler; hakikatin ışığına alışamayan gözlerin hikâyesi. Platon’un mağarasından bugüne sarkan zincirin, bu coğrafyadaki güncel izdüşümü. Kitabı bitirdiğinde fark ediyorsun: Biz hâlâ mağarada oturuyoruz. Gölgelere küfredip ışığa düşman kesiliyoruz. Bu eser, aydını anlamadan toplumun anlaşılamayacağını söyleyen bir uyanma çağrısı. Okunur, tartışılır, sindirilir. Ama hafife alınmaz.
MağaradakilerCemil Meriç · İletişim Yayıncılık · 20033,676 okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.