Mağaradakiler

Cemil Meriç
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 8 dk.
Sayfa Sayısı:
287
Basım Tarihi:
Temmuz 2003
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9789754705997
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Mağaradakiler: Yani bizler…
Puan vermedi·287 syf.··
2026 52. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 00:09
Öncelikle Cemil Meriç’in bir kitabını incelemek, değerlendirmek, eleştirmek haddim de harcım da değil. Bunu söyleyeyim. Burada tabiri caizse bir şeyler geveleyeceğim. Kitabı kesinlikle, şiddetle tavsiye ediyorum. Tabi ki Bu Ülke, Umrandan Uygarlığa ve Mağaradakiler sıralamasıyla okumanız daha iyi olacaktır. Çünkü deniyor ki: “Cemil Meriç, Bu Ülke’yi yazdı, diğer kitaplarını da “Bu Ülke” üzerine yazdı.” Ben o şekilde okunması daha iyi olur önerisiyle başladım. Bu sıralamadan memnun kaldım. :) sonrasında kendiniz bir yol çizersiniz deniyordu öneride. Ben Kültürden İrfana kitabıyla devam edeceğim. Siz de nasıl isterseniz artık. Herkesin Cemil Meriç okuma sıralamasına kimse karışamaz. :)) Kitaba Eflatun’un meşhur Mağara Alegorisi’yle giriş yapıyor Cemil Meriç. Mağaranın içinde bizler varız, diyor. Türk aydını, Batı aydını, Rus aydını… Diğer iki kitabında olduğu gibi Mağarakiler’de de uzun bir tarihi anlatıya yer veriyor Cemil Meriç. Sofistten filozofa, filozoftan entelektüele aydının tarihi… Sonra kavramlar… İhtilal, inkılap, anarşi, devrim… Kavramlarla aramızda mesafe kalmasın istiyor. Sis dağılmalı ki apaçık görünsün hakikat. Özellikle Rus aydınını ve Rus aydınının yaşadığı süreçleri anlattığı bölüm Rus edebiyatından romanlar, hikayeler okunmadan önce mutlaka okunmalı. Hikayeleri daha anlamlı bir gözle görmenizi sağlayacaktır diye düşünüyorum. Tabi ki asıl mesele Türk aydını. Türk aydınının geçirdiği süreçler. Sürekli sözlüğe ve internetten irili ufaklı araştırmalara ihtiyaç duyacağınız bir eser. Okurken konuyla ilgili tarihi olaylar, kavramlar öğrenmek hem gerekli hem de daha doyurucu oluyor. Bir de Cemil Meriç okurken çok fazla yeni kitap alasınız geliyor. Alıyorsunuz da. Dikkatli olunuz. Bu anlamda masraflı bir yazardır. :)) Benim için öyle oldu yani.
1000Kitap
MağaradakilerCemil Meriç · İletişim Yayıncılık · 20033,672 okunma
Meriç'ten Önemli Başlıklar ve Analizleri(Spoiler)
9/10
·287 syf.··
2023 120. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2023 20:04
Cemil Meriç bana göre Türkiye ve sosyoloji denilince akla gelen ilk isim. Daha önce Bu Ülke kitabını okudum ve o kitabına bayılmıştım. O kitaptaki hatta önerilerinden çoğunu daha sonradan satın almış ve bazılarını okuma fırsatı da bulmuştum. Önerilerindeki kaliteden de kendisinin ne denli önemli bir okur olduğunu da görmek açısından benim için kıymetli oldu. Kısaca Cemil Meriç i şu şekilde yorumlamak gerekiyor bence : Çok okur(Ki olağanüstü bir kitaplığı hatta kütüphane de demek mümkün, vardır.) ve okuduklarını bir yerde toplayıp mükemmel bir derleme, inceleme, araştırma, analiz etme eseri sunar. Bunu yaparken kendi değerli düşüncelerini de belirtmeden tabii ki de geçmez. Kitabı okuma grubu @bidunyakitapgrubu vesilesi ile okudum. Mağaradakiler kitabında peki nelerden bahsediyor derseniz : Öncelikle kitap ismini Platon (Eflatun) un mükemmel mağara alegorisinden anmakta. Kitabın girişinde yola çıkış noktası olarak bundan kendisi de bahsetmiş. Mağara alegorisi nedir derseniz, şudur : Yunan filozof Platon'un Devlet adlı eserinde Sokrates'in ağzından ortaya atılan Antik Çağ felsefesinin en önemli alegorilerinden biridir. Doğuştan itibaren bir mağaraya zincirli kişiler, mağaranın girişinden yansıyan nesnelerin gölgelerini görür ve bunları gerçeklikleri olarak algılarlar. Aralarından biri bir gün zincirden kurtulur ve gerçekliğin düşündükleri ile tamamen zıt olduğunun farkına varır. Bunu mağaradaki arkadaşları ile paylaşmak üzere mağaraya geri döner. Mağaradaki arkadaşları ise mağaranın dışında farklı bir gerçeklik olduğuna inanmazlar. Ve bu insanlara mağaranın dışındaki gerçekliği aktarabilmek de imkânsızdır. Platon (Eflatun) a göre iki çeşit dünya vardır : İdealar ve nesneler. İnsan bedensel olarak nesneler dünyasına aittir ve orada bulunmaktadır. Ancak ruhen bir zamanlar bulunduğu idealar
Edebiyat
MağaradakilerCemil Meriç · İletişim Yayıncılık · 20033,672 okunma
8/10
·287 syf.··
Beğendi
·
2025 54. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2025 12:14
“Bir çağın vicdanı olmak isterdim, bir çağın, daha doğrusu bir ülkenin, idrakimize vurulan zincirleri kırmak, yalanları yok etmek, Türk insanını Türk insanından ayıran bütün duvarları yıkmak isterdim. Muhteşem bir maziyi, daha muhteşem bir istikbale bağlayacak köprü olmak isterdim, kelimeden, sevgiden bir köprü. Sanat düşüncenin, düşünce mukaddeslerin emrinde olmalı. Hakikat, mukaddeslerin mukaddesi.. Hakikat ve sevgi.“ Sayfa 284 Mağaradakiler, Cemil Meriç'in ilk defa 1978 senesinde yayımlanan bir eseri. Önce, Mağaranın Dışı ile başlıyor Cemil Meriç ve "Entelektüel" in tanımıyla giriyor mevzuya... Nedir Entelektüel? Kubbealtı Lugata göre Entelektüel: Tahsil, bilgi, görgü sâhibi olan, fikrî meselelerle uğraşan kültürlü kimse, aydın, münevver demektir. Oldukça dolu bir kelime. Cemil Meriç bu mefhumu masaya yatırıyor ve Avrupa'ya göre nedir, sola göre nedir, sağa göre nedir gibi bir çok cepheden ameliyatını yapıyor "entelektüel" in... Sonraki mefhum da İntelijansiya... Cemil Meriç okuyanların aşina olduğu bir mefhum. İntelijansiya: Bir milletin münevverler sınıfı... Yani bir münevvere entelektüel diyoruz, on münevver bir araya gelince, işte onlara da "İntelijansiya" diyoruz. Ve İkinci Bölüm başlıyor: Mağaradakiler Önce İhtilâl mefhumunu yatırıyor masaya Cemil Meriç. İhtilâl, devrim, inkılâp gibi içiçe geçmiş bu üç mefhum yine farklı cihetlerden irdeleniyor. Sonra Hürriyet... Cemil Meriç burada diyor ki: "Hürriyet, tarihin hiçbir çağında tam olarak gerçekleşmemiştir. Çünkü hükümetler için ayak bağıdır. Hiçbir hakkı olmayan, baştakilerin her yaptığını kerem sayan insanları yönetmek ne kadar kolay. Otorite, hürriyetin anadan doğma düşmanı." Sayfa 200 Sosyalizm ile devam ediyor sayın Meriç. Sosyalizm denilen şeyin ilk çıktığında Osmanlı Aydınları için ne
MağaradakilerCemil Meriç · İletişim Yayıncılık · 20033,672 okunma
10/10
·287 syf.··
2018 14. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2018 00:00
Lise yıllarımda kütüphaneme kattığım bir kitaptı 'Mağaradakiler'. O yıllarda yarım bırakmak zorunda kalmıştım. Anlamak güç geliyordu Cemil Meriç'i. Şimdi tam da zamanıymış. Cemil Meriç, geçmişiyle, yaşantısıyla, kalemiyle ve eserleriyle zamanının üstünde ve ötesinde bir düşünür. Gençlerin tanıması gerektiğini ve ondan kendilerine pek çok katabileceklerini düşündüğüm bir aydın. Gerçek aydın! “Sosyal sınıflara ayrılmamış bir ülkede sağcı solcu ne demek” diyerek kendisini bu kamplaşmalardan uzak tutan Meriç, kendine addettiği asli vazifesini şu sözleriyle anlatmış: Bir çağın vicdanı olmak isterdim, bir çağın daha doğrusu bir ülkenin, idrakimize vurulan zincirleri kırmak, yalanları yok etmek, Türk insanını Türk insanından ayıran bütün duvarları yıkmak isterdim. Muhteşem bir maziyi, daha muhteşem bir istikbale bağlayacak köprü olmak isterdim, kelimeden, sevgiden bir köprü. Ne kadar başarılı veya başarısız olduğu bir yana, bir insanın -ömrü sefalet ve yokluk içinde geçen bir adamın- kendinde böyle bir sorumluluk hissetmesi başlı başına onu kahraman kılıyor. Türk edebiyat tarihinin en hisli düşünürlerinden olan Cemil Meriç'i bu misyonu çerçevesinde okumak ve tanımak gerekir diye düşünüyorum. "Her aydınlığı yangın sanıp söndürmeğe koşan zavallı insanlarım: Karanlığa o kadar alışmışsınız ki yıldızlar bile rahatsız ediyor sizi!" Ne haklı bir serzeniş. Dahası var; "Düşüncenin kuduz bir köpek gibi kovalandığı bu ülkede, düşünce adamı nasıl çıkar?" Belki de bu anlaşılamayış kişiyi düşünce insanı, entelektüel, aydın, düşünür vs. yapıyor. 'Mağaradakiler'de önce aydın, düşünür, entelektüel nedir ve Batı bu kelimelere nasıl bakmaktadır bunu öğreniyoruz. Ardından bu tanımların Doğu'da yani bizdeki yansımalarını ve karşılıklarını görüyoruz. Sık sık ansiklopedik bilgiler ve
Edebiyat
MağaradakilerCemil Meriç · İletişim Yayıncılık · 20033,672 okunma
8/10
·287 syf.··
Beğendi
·
2023 38. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2023 15:28
Mağaradakiler Kitabına Platon’un “Mağara” metaforuyla giriş yapmış Cemil Meriç. Güneş ışığı vuran bir kapı, sırtı kapıya dönük insanlar ve onların tek gerçeklikleri duvara vuran gölgelerden oluşan bir mağara. Bu mağaradan kurtulan, cisimlerin gerçeklerini, suyu ve güneşi gören bir kişi, eğer tekrar mağaraya dönüp insanlara bunu anlatmaya kalksaydı ona inanmazlar ve alay ederlerdi. İşte bu mağaradan kaçan ve insanlara gerçeği anlatmaya çalışanlar, aydınlardır. Bu metafordan hareketle kitabın birinci bölümünde “mağaranın dışındakiler” olarak aydınları anlatır yazar. Bu bölümü ikili bir ayrıma tutarak, Avrupa’da aydın yani entelektüelleri ve entelijansiya yani Rusya’da aydın kavramlarını ayırarak incelemiş. Eflâtun'un mağarası bu. Ancak içinde biz varız; Ali Suavi'den Hilmi Ziya'ya Türk aydınının yüz yıllık dramı. Batı aydını ve Rus İntelijansiyası. Entelektüel, karışık, anlaması ve sınıflandırması zor bir kavramdır Meriç’e göre. Sağa ve sola göre entelektüel tanımlamaları içinde çeşitli düşünürlerin entelektüel tariflerinide yazmış. Mağaranın Dışı araştırma-inceleme; Mağaradakiler ise deneme türüne girer. Mağaranın Dışı, her ikisi de birçok alt-başlıktan oluşan 'Entelektüel Yahut Avrupa'da Aydın' ve 'İntelijansiya Yahut Rusya'da Aydın' diye iki kısımdır. Mağaradakiler ise, gene kendi içinde alt-başlıklara ayrılan on üç kısımdan oluşur. Ecce Homo… Kitabın bu son kısmında kendinden bahsetmiş Cemil Meriç. Yabancılaşmasını, gitgellerini, düşünce dünyasında meydana gelen değişmeleri anlatır. “Kimi başında taçla doğar, kimi elinde kılıçla… Ben kalemle doğmuşum.” der Meriç. Şiirle başlar edebiyata, nesirle devam eder. Roman yazmaz. Deneme yazmaya karar verir. İşlediği türe insanı getirir, yaralı bir çağın insanını. Cemil Meriç inanılmaz bir veriyle karşımıza çıkıyor. O
MağaradakilerCemil Meriç · İletişim Yayıncılık · 20033,672 okunma
Savaşın getirileriyle olgunlaşmış bir entelektüelin eseri
7/10
·287 syf.··
2023 207. kitabı
Mağaradakiler kitabını incelemeye iki yönden başlamak gerekir diye düşünüyorum. 1) Cemil Meriç kimdir, nasıl bir düşünce dünyasına sahiptir? 2) Cemil Meriç bu kitabı neden yazmıştır? İlk soruyla başlayalım. Cemil Meriç Türkiye'nin yetiştirdiği en ilginç düşünürlerden biridir. Elbette bu ilginç karakterin yeşermesinin arka planında hayatta yaşadıkları yatmaktadır. Cemil Meriç 'in ailesi Balkan savaşları sonrası Yunanistan'dan şimdiki konumuyla Hatay'a gelip yerleşmiş göçmen bir ailedir. İşte Meriç de bu göçten sonra Hatay'da dünyaya gelir. Çocukluğu Antakya ve Reyhanlı arasında mekik dokumakla geçer. Ortaokulu Antakya'da okur. Burada dikkatimizi çekmesi gereken bir nokta Cemil Meriç'in Antakya'da okuduğu dönemde Antakya'nın Fransa idaresinde olması ve bu nedenle kendisinin de Fransız yönetiminde Fransızca eğitim almış olmasıdır. Bu, kendisinin hem Fransızcasını oldukça ilerletecek hem de kendi ülkesinde uğradığı ırkçı davranışlardan dolayı içindeki milliyetçiliği ateşleyecektir. Cemil Meriç lisedeyken içinde filizlenen bu milliyetçi tutum nedeniyle diplomasını dahi alamadan liseyi terk etmek zorunda kalmıştır. Bu olaydan sonra liseyi okumak için İstanbul'a gider ve Nazım Hikmet, Kerim Sadi gibi Türkiye'nin sol kanadının ciddi temsilcileri ile tanışır. Milliyetçi kişiliği artık solculukla da yoğrulmaya başlar. Lisans eğitimini ise İstanbul üniversitesinde, kendisinin hayatını şekillendiren dil olan, Fransız filolojisi üzerine alır. Daha sonra çeşitli sebeplerle Hatay'a geri döner ve 1939 yılında Hatay hükümetini devirme suçuyla idama çarptırılır. Ama sonra beraat eder. Cemil Meriç 'in kişiliğine detaylı bir biçimde değindim. Çünkü yazarın birçok kişiye karmaşık gelen karakteri aslında bu çok yönlü yaşamı sayesinde gelişmiştir. Kendisi çokça okumuş, çokça farklı çevrelerde bulunmuş ve savaş
İnceleme
MağaradakilerCemil Meriç · İletişim Yayıncılık · 20033,672 okunma
10/10
·287 syf.·
2024 91. kitabı
بسم الله الرحمن الرحيم Es-Selâmün aleyküm, Cemil Meriç'in okuduğum ilk kitabı kitabın dili ağır olmasına rağmen akıcı ve güzeldi. Cemil Meriç, Aydın, Entelektüel ve İntelijansiya kavramlarını tanıtıyor. Bizim Türkiye'de kullandığımız Aydın teriminin, Avrupa'da Entelektüel, Rusya'da İntelijansiya terimine karşılık geldiğini anlatıyor. Tanım aynı fakat bölge farklılıkları onları birbirinden ayırdığını anlatıyor. Neden kendimize ait fikirlerimizin neden olmadığını, Neden bu kadar Avrupalılaşmak istediğimizi ama olamadığımızı anlatmış. Osmanlı'nın Fransız İhtilali ile ortaya çıkan hürriyet kavramına nasıl baktığını, Yer yer kitap tavsiyeleri, yazar eleştirileri ile güzel bir kitaptı. Selametle...
MağaradakilerCemil Meriç · İletişim Yayıncılık · 20033,672 okunma
Mağaradakiler
Puan vermedi·287 syf.··
2025 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2025 14:26
Cemil Meriç`in; Platon'un mağara metaforundan hareketle başladığı ve birikimini damıtarak sunduğu kıymetli eseri. Aydın kimdir? Entelektüel kimdir? sorularına derinlemesine cevapların arndığı, bazı noktalarda Türk aydınlarına ağır eleştirilerin yer aldığı, mükemmel tanımlamalar ile süslenmiş bir başyapıt. Belirli zaman aralıkları ile tekrar tekrar okunamsı gereken bir kitap.
MağaradakilerCemil Meriç · İletişim Yayıncılık · 20033,672 okunma
10/10
·287 syf.··
2021 72. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2021 23:50
Bir Cemil Meriç klasiğinin sonuna gelmiş bulunmaktayım.. Her kitabı ayrı ders niteliğinde gerçekten. Muazzam.. Kesinlikle okunmalı çünkü fazlasıyla doyurucu bilgilerle çıkıyor karşımıza kitap. Hemen kitabın isminin nerden geldiğiyle başlayayım o zaman incelemeye. Kitap Eflatun'un mağara metaforunu ele alarak başlıyor. Bu da kitabın ismine yansıyor. Tabi şöyle bir şey aklınıza gelmesin kitap sadece bu konuyu ele alıyor ya da sadece bu konu etrafında şekilleniyor gibi düşünce oluşmasın. Diğer kitaplarında olduğu gibi birçok farklı konuyu ve şahsiyeti de ele alıyor. Zaten Cemil Meriç'in farkı da bence burda ortaya çıkıyor. Bir bilgi ummanı. Kitap iki bölümden oluşuyor mağaranın dışındakiler ve mağaradakiler diye. İlk bölümün konusu entelektüel kimdir, nedir, nasıl olunur, diğer ülkelerde nasıl ele alındığı gibi bilgilerle karşımıza çıkıyor. Farklı bir bakış açısı kazandırıyor bundan emin olabilirsiniz. İkinci bölüm ise ihtilâl, devrim, inkılâp, terakki, anarşi, anomi, hürriyet gibi çok önemli konulara değinip, çok önemli bilgiler veriyor. Şöyle söyleyeyim sırf bu kavramlar hakkında bilgi sahibi olmak için bile okunur. Kitabın sonlarına doğru da birkaç şahsiyet ve görüşleri ele alınıyor. Bence Cemil Meriç'in en beğendiğim kitabı bu oldu diyebilirim. Bu yüzden tavsiye ediyorum muhakkak okuyun..
MağaradakilerCemil Meriç · İletişim Yayıncılık · 20033,672 okunma
Puan vermedi·287 syf.··
2023 112. kitabı
Bu kitap uzun zamandır kitaplığımda. Lise ikide kütüphanede kim olduğunu bilmeden elime alıp okuğumu bilirim. Daha sonra üniversitede almışım. Üstüne not aldığım tarihe bakılırsa üniversitede ilk aldığım kitaplardan galiba. Yarım bıraktım bitireyim diyerek bugün tekrar elime aldım ama son sayfasına kadar işaretlediğim yerleri var. Bu kadar ağır kitapları hele hele yirmi yaşında bile olmayan bi insan olarak okumaya cesaret etmiş ve bitirebildiğim için kendimi tebrik ediyorum. Bu adamı, Sinanoğlunu ya da benzer yazarların kitaplarını her bitirdiğimde yarım bıraktım hissiyle bitiriyorum. Yoğun kitaplar tekrar okuma ihtiyacı hissettiriyor. Başladığım tefsir ciltlerine de aynı hisle devam ediyorum hep. Hissimi sonsuzluğa kaydetmek için yazıyorum. Uzun bi inceleme yapmak için değil şu an. Face de ergenliğimden beri silmediğim mesajlar, paylaşımlar gibi bu sayfada ki paylaşımlarımı da yıllar yıllar sonra şu hisle yazdım diye tekrardan okumuş olacağım. Siteler bi tür not ya da anı defteri. Yarın itibarıyla 26 olurken Meriç'i ilk bu ağır kitabıyla tanıyıp sevdim. Sonrasında üniversitenin son zamanlarında Jurnalini alıp bu adamı Jurnal'den tanımak lazımmış demiştim. Jurnal ikiyi okumadım ama birde de yine kültürünün yüksekliği göze çarpıyor ama oldukça karamsar bi adam gördüm yinede düşünce kitaplarına göre daha hafif bir kitaptı. Mağaradakiler, ne çok konuya dalıp çıkan bi kitap. Fikir yapımda ciddi izleri vardır gibi geliyor hep. Ve mitolojiye ilgimi canlandırmıştı. Neler okumuş olduğumu şöyle hatırladıklarımla kayıt ederken düşüncem de kalsın dedim burada.
MağaradakilerCemil Meriç · İletişim Yayıncılık · 20033,672 okunma

Yazar Hakkında

Cemil MeriçYazar · 13 kitap
Hüseyin Cemil Meriç, Türk yazar, şair, çevirmen, sosyolog ve düşünürdür. Başta dil, tarih, edebiyat, felsefe ve sosyoloji olmak üzere sosyal bilimlerin birçok alanında araştırma yapmış ve yazılar kaleme almış bir düşünce adamıdır. Telif ettiği 12 eseri ve tercümeleriyle Türk edebiyatında önemli bir yeri olduğu kabul edilir. Sosyoloji profesörü Ümit Meriç’in babasıdır. Meriç’ten önce bir dönem, Şaman ve Yılmaz soyadlarını kullandı. Rumeli’den göçen bir ailenin çocuğudur. İlk ve ortaokulu Reyhanlı Rüştiyesinde(1928) tamamladı. Burada Arapça, Fransızca, Kur’an, tecvîd (Kur’an-ı Kerim’I uygun telâffuzla okuma), ahlâk okudu. Buradaki Türkçe öğretmeni yarım düzine şiir kitabı olan Ömer Halim Bey’di. Sonradan adı Fransız Lisesi (Lycéed’Antioche) olan Antakya Sultanisi’nde okudu, “benim üniversitem” diye andığı bu lisede Fransız ve yerli hocalardan özel dersler aldı. Ali İlmî Fânî’nın kılavuzluğunda Divan edebiyatının sihirli dünyasını burada keşfetti. Yine burada Bazantey’den Fransız edebiyatı tarihi okudu. 1936’da İstanbul’a giderek bir yıl Pertevniyal Lisesine devam etti. Buradaki öğretmenleri arasında Nurullah Ataç ve Reşat Ekrem Koçu da vardır. Bu arada Nâzım Hikmet ve Kerim Sadi ile tanıştı. 1937’de kısa süre İskenderun’un bir köyünde öğretmenlik yaptı, İskenderun Tercüme Bürosuna sınavla reis muavini oldu, bu işe beş ay devam etti. 1938’de Fransızlar tarafından Aktepe’ye nahiye müdürü tayin edildi, yirmi gün sonra işine son verildi. 1939’da iki ay hapis yattı, hakkında açılan dava beraatle sonuçlandı. 1940’da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinin Felsefe Bölümünde bir süre okudu. Ancak üniversiteden çok kütüphanelere devam ettiği için bu bölümü bitiremedi. Birkaç yıl sonra aynı fakültenin Fransız Filolojisi Bölümünden mezun oldu (1944). Tayin edildiği Elazığ Lisesi öğretmenliğinden (1942-45) sonra hayatını kalemiyle kazanmaya başladı. 1946’da sınavla İstanbul Üniversitesine Fransızca okutmanı olarak (1946-74) girdi. Bu arada bir yıl İstanbul Işık Lisesinde öğretmenlik (1952-53) yaptı. 1974’te emekliye ayrıldı. Cemil Meriç, 1954’te görme yetisinin zayıflaması üzerine geçirdiği bir dizi ameliyat sonucunda gözlerini kaybetti. Hayatının geri kalan kısmını bu şekilde geçirdi. Bundan sonraki dönemde okuma ve yazma konusunda yakın çevresinden yardım aldı. 1974 yılında emekliye ayrılınca tüm zamanını eserlerine ayırdı. 1942’de evlendiği Fevziye Menteşoğlu’ndan Mahmut Ali ve Ümit (Meriç Yazan) adlı iki çocuğu oldu. 1984’te geçirdiği beyin kanaması sonucu felç oldu, sıkıntılı ve uzun bir hastalık döneminden sonra vefat etti. Karacaahmet Mezarlığında toprağa verildi. İlk manzumesini on bir yaşında iken yazdı. Yayımlanan ilk yazısı “Geç Kalmış Bir Muhasebe”, "Yenigün" (23.9.1933) gazetesindedir. Ciddi anlamda ilk yazısı “Honoré de Balzac”, "İnsan" dergisinde (1941) yayımlandı. Aruz ve hece ölçüsüyle şiirler de yazmış olan Cemil Meriç, çok iyi özümsediği Batı düşüncesi ile Türkiye'nin batılaşması konularını incelediği eserleriyle tanındı. Batılı fikir ve sanat adamlarının adeta resmî geçitte olduğu eserlerinde Türk aydınlarının “müstağrib”leşmesini büyük bir yetkinlikle eleştirir, önce kendi kültürlerini tanımalarını ister. Yazılarında düşünür, sosyolog yanı ağır basar. Özellikle kullandığı bazı kelimeler mülkiyetine geçmiş gibidir. Kendisine has coşkulu üslubu ve temiz Türkçesi ile kırk kadar gazete, dergi ve ansiklopedi de yüzlerce makale yayımladı. Yazı ve çevirileri başlıca; İnsan, Amaç, 19. Asır, Gün, Yeni İnsan, Hisar (Fildişi Kuleden başlığı ile 1980'e kadar sürekli), Hareket, Yirminci Asır, Yurt ve Dünya, Yücel, Dönem, Çağrı, Türk Edebiyatı, Doğuş Edebiyat, Kubbealtı Akademi, Pınar, Köprü, Gerçek, Millî Eğitim ve Kültür gibi dergiler ile Yeni Devir (1980), Orta Doğu gazetelerinde yer aldı. Düşünce ve yazı hayatının en verimli yıllarında (1954’ten itibaren) gözleri görmüyordu. Okumalarına kızı yazar Ümit Meriç ve öğrencileri yardımcı oldu. Cumhuriyet Dönemi Türkiye Ansiklopedisi ve Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türkiye’de maddeler yazdı. Umrandan Uygarlığa adlı kitabıyla 1974 yılında ve Kırk Ambar adlı kitabıyla 1980 yılında Türkiye Millî Kültür Vakfı ödülünü aldı. 1981 yılında Türkiye Yazarlar Birliğinin Üstün Hizmet Ödülünü Mehmet Kaplan ve Emin Bilgiç ile paylaştı. 1982’de Kayseri Sanatçılar Derneği'nden inceleme dalında ödül aldı. 1986 yılında Kültürden İrfana adlı eseriyle aynı kuruluşun fikir dalı ödülünü kazandı. 13 Haziran 1987'de hayatını kaybetti. Cenazesi, Karacaahmet Mezarlığı'na defnedilmiştir.