“Bir çağın vicdanı olmak isterdim, bir çağın, daha doğrusu bir ülkenin, idrakimize vurulan zincirleri kırmak, yalanları yok etmek, Türk insanını Türk insanından ayıran bütün duvarları yıkmak isterdim. Muhteşem bir maziyi, daha muhteşem bir istikbale bağlayacak köprü olmak isterdim, kelimeden, sevgiden bir köprü. Sanat düşüncenin, düşünce mukaddeslerin emrinde olmalı. Hakikat, mukaddeslerin mukaddesi.. Hakikat ve sevgi.“ Sayfa 284
Mağaradakiler, Cemil Meriç'in ilk defa 1978 senesinde yayımlanan bir eseri.
Önce, Mağaranın Dışı ile başlıyor Cemil Meriç ve "Entelektüel" in tanımıyla giriyor mevzuya... Nedir Entelektüel? Kubbealtı Lugata göre Entelektüel: Tahsil, bilgi, görgü sâhibi olan, fikrî meselelerle uğraşan kültürlü kimse, aydın, münevver demektir. Oldukça dolu bir kelime. Cemil Meriç bu mefhumu masaya yatırıyor ve Avrupa'ya göre nedir, sola göre nedir, sağa göre nedir gibi bir çok cepheden ameliyatını yapıyor "entelektüel" in...
Sonraki mefhum da İntelijansiya... Cemil Meriç okuyanların aşina olduğu bir mefhum. İntelijansiya: Bir milletin münevverler sınıfı... Yani bir münevvere entelektüel diyoruz, on münevver bir araya gelince, işte onlara da "İntelijansiya" diyoruz.
Ve İkinci Bölüm başlıyor: Mağaradakiler
Önce İhtilâl mefhumunu yatırıyor masaya Cemil Meriç. İhtilâl, devrim, inkılâp gibi içiçe geçmiş bu üç mefhum yine farklı cihetlerden irdeleniyor.
Sonra Hürriyet... Cemil Meriç burada diyor ki: "Hürriyet, tarihin hiçbir çağında tam olarak gerçekleşmemiştir. Çünkü hükümetler için ayak bağıdır. Hiçbir hakkı olmayan, baştakilerin her yaptığını kerem sayan insanları yönetmek ne kadar kolay. Otorite, hürriyetin anadan doğma düşmanı." Sayfa 200
Sosyalizm ile devam ediyor sayın Meriç. Sosyalizm denilen şeyin ilk çıktığında Osmanlı Aydınları için ne