Puan vermedi·172 syf.····Okunma: 30 Ekim 2025 00:00 İnsan iyi hale getirilir mi ? Yani iyilik tercih midir yoksa insanlar gün sonunda seçeneksiz kaldıkları için mi iyi olurlar? Kitabın buna verilmiş herhangi bir cevabı yok zaten bunu biz düşünelim diye yazılmış diye düşünüyorum. Makineleşmiş insan tanımı benim için robotumsu bir ifadeye karşılık gelirdi. Ancak burada iyi ya da ideal insan kavramı da kötü insan kavramı da insanın içindeki makineleşmiş ruha karşılık geliyor. Özellikle gençliğin ergenliğin insanı toplumun nasıl etkilediği yönetenlerin hükümdarların gençleri nasıl kullandığı anarşi ve kaosun nasıl siyasi erklerin işine geldiği güzel işlenmiş.
Karakterin öyküsü bana biraz değişik geldi. Kötü ve kötülük yapmayı normalleştiren ana karakter bir sürü süreçten geçiyor ama en sonunda büyümüş olmanın etkisiyle daha iyi insan olmaya karar veriyor.
Kitabın bir bölümünde iyi olmayı, topluma kazandırılmış gençleri, kötülüğü yaptıklarında kendilerini hasta hissetmelerini sağlayarak gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Her ne kadar günümüzdeki süreçleri düşündüğümüzde bir insanın kötülük yaptığında midesine kramplar girmesi gözüme hoş gelse de insan yaratılışı gereği iyilik ve kötülüğü seçebilir olmalı felsefesi daha ağır basıyor.
Kitapta bu felsefeyi savunan birinci sıradaki karakterin din adamı olması hoşuma gitti.
Kitabın yazarı 1993 yılında vefat etmiş. Yani günümüzden uzak bir dönem ve yazara göre insan başka güçler tarafından kontrol edilen otomatik portakal yapılmaya çalışılmaktadır.
Günümüze gelindiğinde ise aslında hepimizin iyiye ya da kötüye yöneltilen otomatik portakallar olduğumuzu anlamak biraz sarsıcı oldu. En temiz otomatik portakallığımızı ise sosyal medya üzerinden gösteriyoruz. Ya kitlelerin ittiği yönde iyi olmaya ya kitlelerin ittiği yönde kötü olmaya çalışıyoruz. Bazen bu ikisi arasındaki ayrımı bile yapamıyoruz. O zaman Meta'nın güttüğü otomatik portakallar uzun yazdım size iyi akşamlar diliyorum.