Gönderi

Puan vermedi·349 syf.··
Beğendi
·
2023 31. kitabı
Bu kitap, modern dünyanın vitrin parıltısını söküp arkasındaki ruhsuzluğu gösteriyor. Cemil Meriç, “medeniyet” dediğimiz şeyin içini açıyor; içinden nice ölü kavram, boş iddia ve kalabalık yalnızlık çıkıyor. “Umran”; yani ruh, kök, gelenek, hikmet… “Uygarlık”; yani makineleşmiş zihin, gürültü, gösteri. Meriç, bu iki kavramı karşı karşıya koyarken aslında bizi nerede durduğumuzu sorgulamaya zorluyor. Kitap boyunca hissediyorsun: Biz toprağından sökülmüş bir toplumun evlatlarıyız. Kendi değerlerini hor görüp başkasının artıklarına hayran kalan bir zihin iklimine hapsolmuşuz. Çok biliyoruz ama derin değil. Konuşuyoruz ama düşünmüyoruz. Meriç’in dili yine insana ağır gelir; çünkü hakikatin bedeli vardır. Ne kör bir Batı düşmanlığı, ne romantik bir Doğu methiyesi… Mesele, kendini bilmek. Her bölüm, zihinde bir çatlak açıyor: Kültür mü? Medeniyet mi? Modernlik mi? Umran mı? Cevabı Meriç fısıldar: Ruhsuz bir medeniyet, yorgun bir gövdedir. Kitabı kapatınca fark ediyorsun: Biz “uygarlaşmayı” sandığımız kadar anlamamışız. Gökyüzüne bakarken toprağı unutmuşuz. Umrandan Uygarlığa, modernliğin aynasında kendi yüzünü göremeyenlere yazılmış bir uyarı metni. Okunur, düşünülür, içe işlenir. Ama hafife alınmaz.
Umrandan UygarlığaCemil Meriç · İletişim Yayınları · 20112,097 okunma
·
70 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.