yol uzasa da sonu sana çıkar...
10/10
·536 syf.··
2025 46. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2025 23:01
geçmişle bugünü, gerçeklikle hayali, bireysel kaderle toplumsal tarih arasındaki ince çizgide Nar ağacı.... Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-İstanbul hattında geçen muhteşem bir roman. Balkan Savaşı yıllarında başlayıp I. Dünya Savaşı’na uzanan bir öykü... Trabzon’da ve Tebriz’de doğup birbirlerine doğru yol alan iki hayat; önce delice akan sonra durgunlaşan iki ırmak... Aslında çok ırmak... Tebriz’in en büyük, en asil halı tüccarının deli fişek oğlu Settarhan ve Trabzonlu inci tanesi Zehra... İki büyük savaşın savurup yeniden şekillendirdiği hayatlar, muhaceret, tehcir, mücadele, kader... Farklı inançların aktığı ortak zemin, üç ülke ve üç sevda.... Roman, temelde bir aşk hikâyesi gibi görünse de, aşkın ötesine geçerek bir kimlik arayışının, bir tarih bilincinin ve ruhsal bir yolculuğa dönüşür. baktığımızda bir kadının dedesinin geçmişine, bir aşkın izlerine dair merakıyla başlar; fakat ilerledikçe bir milletin tarihsel hafızasıyla, insan ruhunun metafizik derinlikleriyle örülmüş bir anlatıya evrilir. Romanın konusu iki ana zaman düzleminde ilerler. Günümüz ve geçmiş arasında süren gerçeklik ve ruhsal yolculuk ile devam eder. Günümüzde, anlatıcı kadın( Setterhan kız torunu kitapta adından bahsedilmez) ailesinin geçmişine, özellikle de dedesinin hikâyesine dair parçaları bir araya getirmeye çalışır. Geçmişte ise bizi I. Dünya Savaşı öncesine, Osmanlı’nın son dönemine götüren bir anlatı vardır. Dedesinin Trabzon’dan başlayıp İran’a, oradan da İstanbul’a uzanan serüveni, hem bireysel hem de toplumsal anlamda bir “kayboluş” ve “yeniden bulma” hikâyesidir. Bu geçmiş hikâyede, aşkın sembolü olan nar ağacıyla birlikte insanın kaderi, sabrı, inancı ve aşkın farklı boyutları sorgulanır. Nar ağacı burada yalnızca bir bitki değil, çoğul anlamlar taşıyan bir simgedir; hem aşkın, hem kanın, hem bereketin, hem de kaybın sembolü olur. Romanda , sözcüklerin seçilişindeki zarafet ve ritim, metni yalnızca okunacak değil, dinlenecek bir hale getirir sanki okumuyor bizzat olayı yaşayan geçmişte ruhsal yolculuk yapan sizmişsiniz gibi . Yazarın cümleleri zaman zaman şiirselleşir, zaman zaman sadeleşir, fakat her zaman bir iç musikiyi taşır. Anlatım, bir masalın sıcaklığıyla birleşir. yazarın tasavvufi göndermeleri, sembolik imgeleri ve edebî referansları ustalıkla metne yedirir; ama bunları okuru yoran bir entelektüel hale dönüşmez. Aksine, her sembol bir duygunun, her tarihî detay bir insan hâline dönüşür bu da okurken okuma zevkini en üst noktaya çıkarır. kitap .Hem bir aşk romanı hem bir tarih romanı hem de bir maneviyat anlatısıdır. yazarın çok kalemini okudum ama bu kitap sanırım benim için zirvesidir. muhteşemdi her şeyi ile . okumayanlar için kesinlikle düşünmeden başlanması gereken bir kitaptır.
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma
·
62 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.