·97 syf.····Okunma: 30 Nisan 2021 00:00 İnsana hem kendini hem de çağını sorgulatan derin bir iç yolculuk gibi. Her dizesiyle bir yara izi, her kelimesiyle bir sessizlik taşıyor. Telli’nin dili sade ama delici; öyle bir sadelik ki içinde koca bir yalnızlık, koca bir isyan saklı. “İnsan yorulur bazen insan olmaktan” derken, yalnızca bireysel bir yorgunluğu değil, çağın bütün ağırlığını, umutsuzluğunu da anlatıyor. Nidâ, unutulmuş seslerin, susturulmuş kalplerin yankısı gibi; bir yanıyla içe dönük, bir yanıyla dünyaya haykıran bir kitap. Okurken hem sarsılıyorsun hem de garip bir şekilde teselli buluyorsun. Şiirlerdeki duygular o kadar gerçek ki, bazen bir dize insanın boğazına düğümleniyor, bazen bir kelimeyle gözlerin doluyor. Ahmet Telli’nin kaleminde hüzün, isyanla kardeş; her sayfada bir direnişin, bir kabullenişin izleri var. Nidâ sadece okunmuyor, yaşanıyor. Şiiri, duyguyu, insanın iç sesini özleyen herkes için sessiz ama çok güçlü bir çağrı.