·500 syf.····Okunma: 25 Ekim 2025 00:00 Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Sonunda başladım ve ofisten dönüş yolunda bana harika bir yol arkadaşlığı yaptı. İstanbul trafiğini birkaç hafta boyunca çekilir hale getirdi diyebilirim. Dili akıcı, olay örgüsü ise oldukça merak uyandırıcıydı.
Dört çocukluk arkadaşının hayatını, ana karakter Tuna’nın gözünden dinlediğimiz bir hikaye bu. Bir geçmişe gidip çocukluklarına, tanışma hikayelerine ve büyüme sancılarına tanık oluyoruz; bir günümüze dönüp şu anki dünyalarını okuyoruz. Özellikle çocukluk bölümlerinde adeta beşinci arkadaş olarak onlarla birlikte Kuzguncuk’a gittim, şair dayıyı dinledim, Baylan’da Kup Griye yedim. Hayatın hem güzel hem de sarsıcı yanlarını bu dört arkadaşla birlikte yaşadım. Zaman zaman gözlerim doldu, zaman zaman ise içim sıkıldı; ama bu hikayeden ben çok keyif aldım.
*Bundan sonrası ufak spoiler içerir*
Tuna’nın aşkını Masumiyet Müzesi’ndeki Kemal’e benzettim; benzer bir saplantı, benzer bir yoğunluk ve zamana rağmen tükenmeyen bir aşk.
Yine de galiba ben Aras ve Meriç’i biraz daha çok sevdim. Kafamda bazı noktalarda farklı bir son istemedim desem yalan olur.