Puan vermedi·291 syf.··
2025 130. kitabı
Yaşar Kemal’in 1959-1977 tarihleri arasında çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanan yazıları, çeşitli konferanslarda yaptığı konuşmalar ve farklı insanlara vermiş olduğu röportajların derlemesinden oluşan bir kitap. Bir çok toplumsal olayla ilgili ilk gün nasıl yazmaya başladıysa bu 20 yıllık süreç içerisinde asla çizgisinden vazgeçmeden yazmaya devam ettiği görülüyor. Gördüğü bütün baskılara rağmen Yaşar Kemal gibi yazmaktan hiç vazgeçmemiş, iyi ki vazgeçmemiş. Dünya ve Türkiye edebiyatında etkisi altunda kaldığı yazarlardan bahsetmesi Yaşar Kemal’i bize daha yakından tanıma şansı veriyor. Dünya edebiyatında Stendhall ve Faulkner’den çok fazla etkilendiğinden bahsediyor. Türkiye’den ise özellikle Nazım Hikmet’e vurgu yapıyor. Yeni bir kitap yazmaya başlamadan önce Stedhall’in Parma Manastırı kitabını (okumayanlar için önerebilirim) ve Nazım Hikmet’i mutlaka okuduğunu belirtiyor. Yaklaşık yirmi yıllık bir süreyi baz alan bu kitapta, Yaşar Kemal’in memleketi Van’dan hiç bahsetmemesi dikkatimi çekti. Hangi gerekçeyle bahsetmediğini şu anda bunları yazarken da sorguluyorum. Ne yazarsa okunur sorusunun cevabıdır bence Yaşar Kemal. Bunu Erdal Öz’e verdiği röportajın sonunda Erdal Öz “Yaşar Kemal, kıyamete kadar yaşamasan bile, dilerim kıyamete kadar okunasın.” cümlesiyle çok güzel bir şekilde ifade ediyor. Tekin Sönmez’in kendisine sorduğu “Neyin savaşımını vermeli, neyi kurtarma çabasında olmalı sanatçı” sorusunu şu şekilde cevaplıyor; “Bu bütün bir savaştır, bir dünyayı kurtarma savaşıdır. İnsanoğlunun alınterini kurtarmaya, insanoğlunun insanlığını, insanoğlunun insani değerini kurtarmaya çalışırken insanoğlunun üstünde yaşadığı doğayı da kurtarmaya çalışıyoruz” diyerek bir sanatçının nasıl olması gerektiğini bizlere ulaştırıyor.
Ağacın ÇürüğüYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2017781 okunma
·
43 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.