Kitapta her şey kayıtsız kalınabildiği çarpıcı şekilde ele alınmış. sahiden kayıtsız kalabiliyor muyuz hayata? Ya da kayıtsız kalmanın kriteri toplum mu? Annem öldü diye hayattan kopmalı mıyım diye bir soru aslında Sorulan. İnsanların tepkileri, duyguları ve duygularını yaşayış biçimi…
Toplumun bizden beklediği tepkiler ve bu tepkilerin ışığında bize biçilen sıfatlar. Çok ağlasa sonu değişir miydi ya da herkes yıkılmamızı bekliyor diye mi yıkılıyoruz? Her şeyi olduğu gibi kabul etmek kayıtsızlık.
Bu kitap kendi hayatıma yöneltti. Güldüüm için kırıldığımğımın düşünülmediği zamanlarımı düşündürdü. Duygularımıza göstermemek mi güçlülük? tam olarak bunun öğretildiği bir kişi olarak bu kitapta duygularını saklayan birinin bu yüzden cezalandırılılması şok etti beni. Oysa her an bırakma kendini, güçlü ol cümleler ile büyütülmedik mi? Peki ya kitaptaki hikaye doğruysa ve güçlü olup kayıtsız kalıyoruz diye cezalandırılıyorsak işte kitaptan bana kalan tam bir muamma… (ekim 2025)