Bu kitabın ne anlattığını özetleyebileceğimi hiç zannetmiyorum. Ama bana neler hissettirdiğini ve neler düşündürdüğünü anlatabilirim belki. Bir kere her cümle ama cidden her cümlenin altında saklanan yüzlerce kelime daha var. Cümleleri sanki ders notu inceler gibi incelemek gerekiyor. Bazen cümledeki metaforlara, göndermelere ve daha birçok söz sanatın hem şahit oluyor hem de şaşkınlıktan hayret içinde kalıyor okuyucu. Resmen kelimelerle oyun oynuyor yazar. Aynı cümlede hem bilime hem sanata hem topluma ait bir sürü parça buldukça Nietzsche'nin kelimelere olan hakimiyetinin bir sınırı olmadığını anladım. Hatta bazı yerler oluyor ki gerçek anlamda mı yazmış yoksa ironi bir anlamı mı var ya da aslında başka birilerinin anlayışını yansıtmak mı istiyor o cümlede... Anlamak çok zor. ( Özellikle kadınlar hakkındaki cümlelerinde) Nietzsche'nin yazdıklarını anlayabilmek için kesinlikle önce Nietzsche'yi anlamak gerekiyor. Bu kitap bana kendi sınırlarımı bulmayı öğretti. Şimdiye kadar olan sınırlarımın aslında benim değil de içinde yaşadığım çevrenin, ailenin, toplumun sınırı olduğunu fark ettim. Ve bu sınır değişken bir sınır. A şehrinde değil de B şehrinde yaşıyor olsam sınırlarım çok daha farklı olurdu mesela. Bana sorgulamayı öğretti Zerdüşt. Bana göre mantıklı olan ne, ben ne yapmak istiyorum sorularını sordurttu. Doğruluğuna inandığımız ir görüş ve onun tüm getirilerine uymak zorunda olmadığımızı anladım. Benim kendi görüşüm olmalı içerisine istediğim kadar çeşitli görüş sığdırabildiğim. Kısacası bu kitap bana balık vermedi balık tutmayı öğretti. Hayatımı derinden etkileyen bir kitap oldu yani. Bir farklı boyutu daha var bu kitabın. Kitabı önceki yıllarda okumuştum ama beni bu kadar etkilememişti, hatta sevmemiştim bile. Fakat bu kez hayatıma çok farklı bir boyut kazandırdı. Ama bu sefer kitabı ben almadım, başka birisi verdi. Hayatımı en az kitap kadar derinden etkileyen birisi. Belki de fark buradadır?
NOT: Bence kitap tekrar tekrar farklı zaman periyotlarında okunmalı çünkü her okuduğunda yepyeni bir anlam ortaya çıkıyor.
Zamanın gelip geçmesi , geçici olan her şeyin yalan olduğunu mu gösterir?
Friedrich Nietzsche