Yakup Kadri’nin yine harika bir kitabını bitirdim.
İsmiyle başlayacak olursak… İçeriğiyle bu kadar uyumlu, böylesine güçlü bir benzetme başka nasıl yapılabilirdi bilmiyorum.
Yazar, işgal altındaki İstanbul’u; kutsal metinlerde ahlaksızlıkları nedeniyle helak edilen Sodom ve Gomore ile özdeşleştiriyor. Böylece bizlere, bir halkın özünü kaybetmesinin düşman işgalinden bile daha büyük bir yıkım olduğunu gösteriyor.
Bu kitabı okurken savaşın sadece cephede verilmediğini; şehirde, salonlarda, zihinlerde de sürdüğünü görmek insanı sarsıyor. Toplumun çürümeye yüz tutan kesimiyle yüzleşmek, ülkenin ne şartlarda kurtarıldığını hissetmek… Hakikaten ağır bir deneyim.
Satır aralarında hem tarihle yüzleşiyor hem de bu vatanı bize kazandıran başta Atatürk olmak üzere tüm kahramanlara bir kez daha minnet duyuyorsunuz.
Okuyacak herkese şimdiden iyi yolculuklar.