Puan vermedi·168 syf.····Okunma: 31 Ekim 2025 22:30 “Ben yazarken ağladım, okurken de sen ağla.”
Her hikayesi beni ayrı etkiledi etkilemesine lakin en çok etkileyenlerden birisi kaçırılırken kaybettiği ayakkabısının tekini, baba evine yıllardan sonra döndüğünde duvarda asılı halde görmesiyle kendini hem kaybedip hem bulan Fehime hala ile resmen darmaduman oldum diyebilirim. Öyle içime işledi ki hala derinlerde bir yerde bir tarafım Fehime halanın yaşadıklarına isyanlı, onun bağıramadığı sesi sanki içimde yankılanıyor, hüznünü, öfkesini bir yerlerde yaşıyorum. Eğer ki okursanız- ki mutlaka okumalısınız- içinizde bi yerlerde sizi de sarsacağına eminim.
Kitabın son öyküsünü Şermin Yaşar kaybettiği eşinden sonra hissettikleri üzerine yazmış bu kısmı da işin aslı duygusaldı. Kayıpları, onun deyimiyle göçüp gidenleri, giderlerken içimizde yer alan yoksunluklarını çok derinden hissettim.
Bende eşimi kaybettim Onun gibi ben de dedim. “Zamanla geçer diyorlar demesine, bu zamanla geçer tam olarak ne kadar bir zaman ?”
Göçüp giden insanların içimizde yarattığı yoksunlukları geçirecek belli bir zaman dilimi yok bence. Sadece üstünü örtüyle kapatıyoruz işte o kadar.