·104 syf.····Okunma: 31 Ekim 2025 23:01 Kitabın ilk sayfasıyla birlikte sürüngenler çağı olarak da bilinen Mezozoik dönemin o havasına adımımızı atıyoruz. Attığımız adımla birlikte Mezozoik dönemin üç devirden oluştuğunu görüyoruz, bunlar Triyas, Jura ve Kretase devirleri olarak adlandırılıyor. Dinozorlar ilk olarak yaklaşık 240 milyon yıl önce Triyas devrinde ortaya çıkıyorlar.
Triyas devrinin başlangıcında kıtaların büyük kısmı henüz ayrılmamıştı. Dünya'nın dörtte birini kaplayan Pangea adındaki devasa tek bir kıta mevcuttu. Jura devri boyunca Pangea iki önemli alt kıtaya bölünüyor. Kretase devrinde ise kıtalar tamamen parçalanıyor.
Dinozorlar ise 250 milyondan fazla sene önce evrimleşen arkozor denen sürüngen grubunun bir parçası olarak yaşamlarını sürdürüyorlar. Dinozorlar ilk olarak 1842 yılında paleontolog Sir Richard Owen; Iguanodon, Megalosaurus ve Hylaeosaurus türleri için "Saurian Sürüngenleri'nin farklı bir parçası ya da alt türü, ki ben bunlara isim olarak Dinosauria'yı öneriyorum." dediğinde farklı bir grup olarak tanımlanıyorlar. Yani ilk olarak Sir Richard Owen dinozor kavramını ortaya atıyor ve öyle kabul ediliyor.
1887 ve 1888'de dinozorlar kalça kemikleri esas alınarak kertenkele kalçalı dinozorlar ve kuş kalçalı dinozorlar olmak üzere iki alt türe ayrılıyor. Kertenkele kalçalı dinozorlar günümüz kertenkelelerine benzer bir kalça kemiğine sahip olurken, öte yandan ise kuş kalçalı dinozorlar günümüz kuşlarına benzer kalça yapısına sahip oluyorlar. Bunlar da kendi aralarında etçil, otçul ya da hem etçil hem de otçul olarak ayrılıyorlar. Nadirde olsa bazı türler yamyam olabiliyor.
Kitap bu üç ana devir yani Triyas, Jura ve Kretase devirleri altında dinozorların türleri, yaşadıkları bölgeleri, türler arasındaki farklılıkları, fiziksel özellikleri, adları vb. gibi resimlerle birlikte destekleyerek akılda kalıcı şekilde biz okuyucuların önüne sunuyor. Aynı zamanda Mezozoik dönemin o ruhu iliklerimizin son damlasına kadar işleniyor.
Ek olarak, dinozorların neden bu kadar devasa büyüklükte olduklarını farklı kaynaklardan biraz araştırdım. Aslında dinozorların devasa büyüklükte olmalarının sebebi, dünyanın o dönemdeki oksijen oranı ve sıcaklığı ile ilgiliymiş. Yani o dönemde oksijen ve sıcaklık günümüze göre yüksekti. Bu nedenle canlılar devasa boyutlarda oluyorlardı.
Canlılar o dönemde yüksek enerjiye ihtiyaç duyuyorlardı. Bu da dinozorlar ya da o dönemi ele geçiren sürüngenler için ( ki dinozorlarda bir sürüngen türü bir fark yok ) bir avantajdı. Aslında tüm canlılar için bir avantajdı ama dinozorlar bu avantajdan daha çok yararlandı. Eğer memeliler, yani insanlar veya şuan ki tüm canlılar o dünyanın ortamında olsaydı, muhtemelen biz de dinozorlar gibi şu anki boyutlarımıza göre daha devasa büyüklükte olabilirdik.
Kim bilir belki biz insanlar memeli türü olarak eğer yok olmasak belki ilerde oksijen artar ve dünya ısınırsa bizde devasa boyutlar da olacak şekilde evrimleşebiliriz. Zaten bir kaç araştırmaya göre insanlar 200 yıl önceye göre, şuan boy ortalamaları daha yüksek. Yani giderek devleşiyoruz.
Ayrıca bizim türü yani memeliler olarak, Mezozoik dönemde fare cinsindeki memeliler sürdürüyordu. Evet, biz maymunlardan daha çok farelerden geldik ama ilk belirgin özelliğimizi maymunlarda yakaladık. Bu da kısa bir not olsun kitabın incelemesine.
Keyifle, sıkılmadan okuduğum bir eser oldu. Zaten bayadır bir merak ediyordum, şimdi az çok bu konu hakkında bir kaç bilgi edinebildim. Artık ne faydası dokunacaksa :) tamamen keyfi. Neyse gayet bilgi dolu ve yakın tarihimizdeki fosil örnekleriyle de desteklenen faydalı bir eserdi.
Keyifli okumalar.