Puan vermedi·256 syf.··
2025 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2025 15:22
Sartre’ın Bulantısında en çok kendimle karşılaştım. Dış dünyanın anlamsızlığı değil, insanın kendi varlığına yabancılaşması yoruyor aslında. Her şey yerli yerinde ama hiçbir şey ait değil gibi. Bazen yalnızca bir koltukta oturup, var olmanın ağırlığını fark etmek bile yeterli oluyor. Sartre, “Varoluş özden önce gelir” derken, insana en ağır sorumluluğu yüklüyor: Kendi anlamını kendin yaratmak. Ve bunu yapamadığında ortaya çıkan şey, işte tam da o tarif edilemeyen “bulantı”. Bir sandalye bile varlığıyla üzerine gelirken, sen kendi varlığınla ne yapacağını bilemezsin. Roquentin’in yaşadığı tiksinti, aslında dünyanın değil kendi varlığının çıplak hâline duyduğu şaşkınlıktır. “Her şey fazlaydı. Var olmak fazlaydı.” diyor Sartre. Bu cümlede insanın çaresizliğiyle birlikte bir tür aydınlanma da var. Çünkü anlamın çöktüğü yerde, özgürlük başlıyor. Artık hiçbir şeye tutunamaman, seni kendi varlığının yaratıcısı yapıyor. Bulantı, okunup geçilecek bir roman değil; zihinde uzun süre yankılanan, her yalnızlık anında yeniden hatırlatan bir metin. Bazen kitap değil de, ayna gibi duruyor karşında seni senle baş başa bırakıyor.
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202528bin okunma
·
188 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.