Cennete Açılan Kapı Bir Osman Aysu Klasiğine Eleştirel Bakış
Osman Aysu’nun Cennete Açılan Kapı adlı romanı, yazarın tipik tarzını yansıtan, temposu yüksek ve sürükleyici bir eser. Okur, ilk sayfalardan itibaren merak duygusuyla hikâyeye bağlanıyor. Kurgunun akıcılığı ve olay örgüsündeki dinamik yapı, kitabı elden bırakmayı zorlaştırıyor. Ancak, bu güçlü akışın içinde dikkat çeken bazı sorunlar da mevcut.
Öncelikle romanın duygusal sahnelerinde belirgin bir yüzeysellik hissediliyor. Özellikle erkek karakterin başroldeki kadına yaptığı evlenme teklifi sahnesi, inandırıcılıktan uzak ve yapay kalmış. Hikâyenin genel gerçekçiliğiyle bağdaşmayan bu bölüm, yazarın tecrübesine rağmen aceleyle yazılmış bir izlenim bırakıyor.
Daha önemli bir mesele ise, Osman Aysu’nun eserlerinde sıkça tekrarlanan bir karakter kalıbının bu kitapta da karşımıza çıkması. Yazar, kötü karakterleri çoğunlukla İslam dinini yaşayan ya da Doğu kökenli kişiler olarak tasvir ediyor. Bu yaklaşım, uzun süredir Aysu’nun romanlarında göze çarpan bir önyargı haline gelmiş durumda. Bir edebiyatçının, toplumsal çeşitliliği bu kadar tek yönlü sunması hem edebi derinliği zedeliyor hem de okurda rahatsızlık yaratıyor.
Bu eleştiri, bir tesadüfi okurun değil, Osman Aysu’nun 41 kitabını okumuş bir takipçinin gözlemidir. Aysu’nun kaleminin gücü tartışılmaz; ancak artık karakter ve kültürel temsiller konusunda daha dengeli, daha adil bir yaklaşım sergilemesi gerektiği düşünülüyor.
Gerçek edebiyat, kalıpları yeniden üretmek yerine onları kırar.
Sanki osman aysu da gezikafası var ,yani her türlü günahı yapıpda kalbi temiz insanlar varya , iste tam bu kafa.