·272 syf.····Okunma: 30 Ekim 2025 00:00 1931 yılında yazılmış olduğuna inanması pek güç olan, zamanının çok ötesinde bir bakış açısıyla özgürlük kavramınının göreceliğini sorgulayan roman.
Görecelik bu romanda anahtar kelimedir. insanlar için yeni bir sistem önerir. Bu sistemi de farklı bakış açılarına sahip birden fazla karakterin kişiliğini kullanarak, sistemin içinde ve dışında yaşadıkları deneyimler ile önümüze serer. Bu sebeptendir ki okuyan insanlar arasında kitabın bir distopya mı, yoksa ütopya mı olduğu konusunda anlaşmazlıklar vardır.
Romanı tanımlarken, neredeyse 95/97 sene öncesinin öngörüsü ile günümüz tüketim sistemlerine selam çakan, hali hazırda kullanmakta olduğumuz bir dizi teknolojiye de göz kırpan bilim kurgu yönünü es geçmek büyük bir hata olur.
Ayrıca 1984'e göre daha tutarlı öngörüler öne sürmüş ve bu konuda pek de yanılmamış kitap. Günümüz medeniyeti bu kadar iyi bir şekilde tasvir edilemezdi.
Ancak 1984'e göre çok daha düşük bir anlatım diliyle yazıldığı düşüncesindeyim. anlatım dili bence çok büyük bir eksi. Hatta insan okuma anlamında ciddi boyutta zorlanıyor, kitap içine almıyor bir türlü okuyucuyu. Bunun tamamen kullanılan dilin vasatlığından kaynaklandığını düşünüyorum.
Öte yandan bernard'ın aslında şöhret peşinde koşan bir ezik olduğunu görmek güzel olmadı çünkü bernard'da bir winston smith havası ve kabullenmemişlik vardı. Ayrıbölge ve Vahşi karakteri kitaba girdikten sonra okuma hızım ve şevkim azaldı, çünkü çok farklı bir yere gitmesini bekliyordum, kitap tahmin edilebilir oldu ve yavan bir sonuç buldum. mustafa mond karakterini pek bir beğendim, daha fazla kullanılabilirdi. Vahşi ile Mond arasında son konuşma ve vahşi'nin akıbeti de pek yavan oldu, gerçekçilik kitabın sonuna doğru gittikçe azalıyor. bunlar benim nezdimde eksi yönleri. Daha çarpıcı diyaloglar ve ilginç bir son olabilirdi.
Artı yönleri ise herkesin dediği gibi medeniyet tasviri.
Eğer tolstoy, turgenyev, gogol, tanpınar, Pamuk gibi yazarların kitaplarını okumamışsanız bu sizin için vakit kaybı olur. Kısacası farklı türden bir eser ancak abartıldığı gibi muhteşem bir başyapıt olduğunu kesinlikle düşünmüyorum. Nitelikli okuyucuları sıkabilir türden.
Yine de kast sistemleri, kastlar içinde mutlu olmaya şartlanmış, mutlu yaşayan insanlar, sistemle uyumsuz yaşayan insanlar ve bu tip bir sistemi yönetenlerin nasıl bir mantığa sahip olabileceğini merak ediyorsanız okumanızı öneririm. heyecanlı, aksiyon dolu bir bilimkurgu beklentiniz varsa ya da derin bir edebi lezzet arıyorsanız kitabın size göre olmadığını söyleyebiliriz.