8/10
·336 syf.··
2025 66. kitabı
Romain Gary, Şafakta Verilmiş Sözüm Vardı romanına “Annemimi kölelikten kurtarmaya söz verdiğimde henüz çok küçüktüm,” diyerek başlar. Bu cümle, hem kitabın tonunu hem de ilerleyen sayfalarda karşımıza çıkacak anne–oğul ilişkisinin ne kadar sarsıcı ve derin olacağını sezdirir. Çünkü bu roman yalnızca bir hayat hikâyesi değildir; bir çocuğun annesine verdiği söze, bu sözün ağırlığına ve bir ömrü nasıl şekillendirdiğine dair içten bir tanıklıktır. Kitap biyografik özellikler taşır, fakat bunun ötesinde pek çok tema barındırır: Yoksulluk, umut, mücadele, hayal kırıklıkları ve en çok da anne sevgisinin sınır tanımayan gücü. Gary’nin annesi, oğlunun bir gün büyük bir yazar ve kahraman olacağına öyle inanır ki, bu inanç hem yıkıcı hem yaratıcı bir güç olarak romanın her satırına siner. Romain ise bu beklentilerin altında ezilmek yerine, onları bir görev gibi sırtlanır; “şafakta verilmiş” bu söz onun hayat pusulasına dönüşür. İkinci bölümdeki sahneler, özellikle de anne-oğul arasındaki bağlılığın kendini en çıplak haliyle gösterdiği anlar, okuru derinden sarsar. Çünkü bu hikâyede sevgi romantik ya da sakin değildir; çoğu zaman yorucu, zaman zaman acımasız ama her zaman gerçek ve tutkuludur. Anne ve oğul birbirlerine yalnızca sevgi değil, aynı zamanda umut, yük ve kader sunarlar. Ayrıca romanda Nino’ya karşı duyulan minnet duygusu da dikkat çeker. Romain’in annesinin Nino’ya bakışı; çaresizliğin içindeki zarafeti, teşekkür edememenin suçluluğunu ve insanın vicdanıyla arasındaki ince çizgiyi hissettirir. Son sayfalara gelindiğinde, tüm bu yaşanmışlıkların ardından geriye yalnızca bir anne ile bir oğlun hikâyesi kalmaz; aynı zamanda sözlerin, hayallerin ve fedakârlığın insan ruhunda nasıl iz bıraktığı kalır. Bu yüzden kitap sadece okunmaz, bir süre insanın içinde taşınır.
1000Kitap
Şafakta Verilmiş Sözüm VardıRomain Gary (Emile Ajar) · Sel Yayıncılık · 2020714 okunma
·
110 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.