·316 syf.····Okunma: 02 Kasım 2025 17:32 Kıyamet sonrası bir dünyada, meleklerin insanlara karşı savaş açtığı, umutla umutsuzluğun iç içe geçtiği bir atmosferde geçiyor hikâye.
Ana karakterimiz Penryn, hayatta kalmak için mücadele eden genç bir kız. Annesi akıl hastası, kız kardeşi ise engelli. Dünyanın böylesine yıkıldığı bir ortamda, ailesini korumak için gösterdiği çaba gerçekten takdire değer. Onun kararlılığı, korkularına rağmen cesurca hareket etmesi beni en çok etkileyen şey oldu.
Bir melek olan Raffe ile yolları kesiştiğinde hikâyenin temposu bambaşka bir boyuta taşınıyor. Raffe gizemli, soğukkanlı ve bir o kadar da merak uyandırıcı bir karakter. Aralarındaki dinamik çok güzel işlenmiş: ne tam bir düşmanlık var ne de kolayca kurulmuş bir güven. Aralarındaki diyaloglar zekice yazılmış ve duygusal bir gerilim taşıyor.
Susan Ee’nin anlatım dili oldukça akıcı ve sinematografik. Okurken sahneleri gözünüzde net bir şekilde canlandırabiliyorsunuz. Özellikle kıyamet sonrası şehir manzaraları, tehlike dolu sahneler ve gizemli yaratıklarla dolu bölümler o kadar iyi kurgulanmış ki sayfaları hızla çevirirken adeta o dünyanın içinde yaşıyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz.
Kitabın temposu neredeyse hiç düşmüyor. Aksiyon, gizem, korku ve duygusal yoğunluk bir arada ilerliyor. Zaman zaman karanlık ve ürkütücü bölümler olsa da hikâye umudu tamamen kaybetmiyor. Penryn’in azmi, insanlığın hâlâ var olduğunu hatırlatıyor.
Son bölümlere geldiğinizde ise nefesinizi tutuyorsunuz. Yazar öyle bir final hazırlamış ki hem şaşırıyor hem de hemen ikinci kitabı okumak istiyorsunuz.
İkinci kitapta görüşmek üzere, iyi okumalar.