Şarkımı burada saklıyorum, Violeta’nın dediği gibi, emekçidir gitarım, baharın kokusunu taşır.
°• Victor JARA •°
Şili halkının sevgilisi, işçinin, yoksulun, şarkıcısı Victor Jara, darbenin ertesi günü öğretim görevlisi olarak çalıştığı Universidad Técnica de Estado’da gözaltına alındı ve Ulusal Stad’a gönderildi. 12 Eylül ile 16 Eylül arasında stadda çeşitli işkenceler gördü. Parmakları tüfek dipçiğiyle kırıldıktan sonra askerler Jara’ya “haydi şimdi çal bakalım gitarını da görelim” diyerek meydan okudular. 16 Eylül’de vücuduna 44 kurşun sıkılarak öldürüldü ve cesedi sokağın ortasına fırlatıldı. Bulanlar tanıdı ve aileye haber verildi. Cenazesi gizli olarak gömüldü. Öldüğünde sadece 41 yaşındaydı...
Bir şarkı vardır; sözcükleri basit, melodisi yalın görünür. Ama arkasında bir halkın tüm umutları, tüm direnci saklıdır.
Yaşamak istiyorum ben
Çocuğum ve kardeşlerimle
Günden güne inşa ettiğimiz
Hepimizin yeni dünyasında
Korkutmaz tehditleriniz beni
Ey siz sefalet ustaları
Umut yıldızı devam edecek
Bizim olmaya....
Müzisyen olarak dünyaca o kadar ünlenmiştir ki Jara, kimse onun tiyatro yönetmeni, oyuncusu ve eğitmeni olduğunu bilmez. Oysa ne çok oyun sahneye koymuş ve oynamıştır. Çok sofistike bir tiyatro çizgisinde üstelik: Yönetmen olarak Sofokles’in Antigone’sini, Brecht’in Kafkas Tebeşir Dairesi’ni, hatta gözlerinize inanamayacaksınız ama, Makyavelli’nin, evet o Makyavelli, Mandragola oyununu bile sahneye koymuştur. Şili’nin 20. yüzyılda en etkili dramaturg ve oyun yazarı olan Alejandro Sieveking’in birçok oyununu sahnelemiş, ikili, Jara’nın yetişkin bir insan olarak yaşadığı yirmi yıl boyunca çok yakın dost olmuştur. Jara çeşitli üniversitelerde oyunculuk dersleri vermiştir.
Violeta Parra Jara’nın yukarıda verdiğimiz “Manifesto” şarkısında “Violeta’nın dediği gibi” diye atıf yaptığı müzisyen, besteci, söz yazarı, türkücü. Kalitesini ölçmek isterseniz “Gracias a la vida” adlı bestesini dinleyin, sözlerini çevirtin, içinize çekin. Hayata nasıl bakmak gerektiğini tek bir şarkıda görün. Kimler söylemedi ki bu şarkıyı? Arjantin’in tok ama anaç sesi Mercedes Sosa, Küba’nın hermafrodit sesli müzik dahisi Silvio Rodriguez, Amerika’nın teslim olmamış ilericisi Joan Baez ve başkaları. Violeta Parra, 50 yaşına merdiven dayadığında intihar ediyor. Şili’nin büyük şairi Pablo Neruda haberi alınca şöyle diyor yanındakilere: “İnsan olana ve kutsal olana dair şarkı söylemekten kendi iradenle sessizliğe geçmeyi seçtin, kederden başka hastalığın yokken.”
Bugün Jara’nın işkence gördüğü ve sonunda öldürüldüğü stadın adı Victor Jara Stadı’dır. Her hafta on binlerce genç o stada gidiyor ve hep bir ağızdan Victor Jara presente! diye haykırıyorlar çünkü şarkıları, direnişi ve umudu asla susturulamadı....
Ve izlemek isteyenler Netflixte....
ReMastered: Massacre at the Stadium: ismiyle belgeselini bulabilirsiniz... Türkçe Alt Yazı seçeneği mevcut....
Keyifle Okuyunuz...!!!