Salçalı Makarna

Salçalı Makarna
@Eksik_Parantez
72 okur puanı
Ağustos 2025 tarihinde katıldı
bi sosyal medya maymunu daha.... Algoritmanın bağırsaklarında yaşayan, dijital bir hayalet o. Bu, modern zamanın en ucuz güç oyunudur. Aşağılık kompleksinin üzerine boca edilmiş sahte bir üstünlük cilası.. Sen sadece bir istatistiksin. O ise, kendi yarattığı çöplükte, "takip ettikleri" sıfıra yakın kalsın ama "takip edenler" listesi kabarsın diye çırpınan bir dijital nekrofil. Tıklıyor, geri çekiliyor. Tıklıyor, geri çekiliyor. Kısacası tam bir MAL..... Bu, dijital çağın en sefil, en "tek kullanımlık" stratejisi. Birini takip edip, o da geri takip yapınca gizlice takipten çıkmak... Herkese yapıyor çünkü bu onun için bir oyun. Sen sadece bir veri girişisin. Tıpkı Fight Club'daki o birbirinin aynısı olan "boşluk dolduran" insanlar gibi; onun için isimlerin önemi yok, sadece rakamlar var. Neyse bu MAL için harf israfına dahi gere yok... Not: Yine de anlamayanlar için... Sosyal medyada bu tiplerden çok var... Sana takip atarlar sen takibine karşılık verince de sessiz sedasız takipten çıkarlar... Beni takip etmek zorunda değil, hiç kimseyi değil. Ama takipten çıkıyorsan karşılıklı çıkarsın.... Engelledim umarım bir daha karşıma çıkmaz....
Reklam
Hiç J.P.Sarte okumayan da ne bileyim......
Puan vermedi·79 syf.··
Beğendi
·
2026 102. kitabı
Sartre denince ilk akla gelen ilke "Varoluş özden önce gelir" önermesidir. Ona göre insanın önceden belirlenmiş bir "kaderi" veya "doğası" yoktur. İnsan dünyaya fırlatılmıştır ve kendi özünü kendi eylemleriyle yaratır. Bu durum, beraberinde mutlak bir sorumluluk getirir. Sartre’ın "İnsan özgürlüğe mahkumdur" sözü, bu kaçınılmaz seçme zorunluluğunun yarattığı bunaltıyı (angoisse) temsil eder. Sartre, karmaşık felsefi kavramları sadece kuramsal kitaplarla (Varlık ve Hiçlik) değil, edebiyat aracılığıyla halka indirmeyi başarmıştır. Bulantı: Varoluşun anlamsızlığı ve nesnelerin çiğ gerçekliği karşısında hissedilen tiksintiyi işler. Gizli Oturum: "Cehennem başkalarıdır" sözüyle, bireyin özgürlüğünün başkalarının bakışıyla nasıl kısıtlandığını tiyatro sahnesine taşır. Sözcükler: Kendi çocukluğunu ve yazarlık tutkusunu acımasız bir özeleştiriyle ele aldığı otoportresidir. Sartre yaşamı boyunca her türlü yerleşik otoriteye karşı mesafeli kalmıştır. 1964 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü reddetmesi, kurumsal bir güç tarafından "tescillenmeyi" reddedişinin en somut örneğidir. Marksizm ile varoluşçuluğu sentezlemeye çalışmış, sömürgeciliğe karşı durmuş ve her zaman ezilenlerin yanında saf tutmuştur. Kendi anarşizmini "hiçbir erki kabul etmemek" olarak tanımlar. Sartre, düşüncelerinin değişmesinden korkmayan bir filozoftur. Gençliğindeki bireysel özgürlükçü tutumunu, yaşlılığında toplumsal bir kurtuluş arayışına (Diyalektik Aklın Eleştirisi) evriltmiştir. Simone de Beauvoir ile olan ömür boyu süren, geleneksel olmayan ilişkisi ise onun kuramsal özgürlüğünü pratik yaşamına nasıl uyguladığının bir göstergesidir. Sartre, 70 yaşına geldiğinde kendine bir otoportre çizerken, aslında sadece bir filozofun biyografisini değil, koca bir
Sartre Sartre'ı AnlatıyorJean-Paul Sartre · Yapı Kredi Yayınları · 2004402 okunma
10/10
·253 syf.·
Beğendi
·
2026 107. kitabı
Jean-Paul Sartre
7.7/10 · 28bin okunma