9/10
·272 syf.··
2025 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 03:49
Henüz kitabı okumayanlar için spoilerlar olabilir. Filmleri izlemiş biri olarak ilk kez baştan sona Harry Potter maratonu yapmaya karar verdim. İlk kitap daha çok evrene giriş gibi. Filmde olmayan bir sürü ayrıntı var. Beni en çok etkileyen kitabın ilk bölümüydü. Orada Harry'nin ailesi yeni ölmüş ve Hagrid Genç Sirius Black'in uçan motorunu alarak Harry'i teyzesine getiriyor. O gün herkes kutlamalar yapıyor ve mugglelar bile bir şeylerin olduğunu fark ediyorlar. Beni orada şaşırtan şey Dumbledore'un aslında çok da üzülmüş olmamasıydı. Asıl üzülen kişi McGonagall ve Hagrid gibi görünüyordu ve Harry'i Dursleylere bırakmak istemediler. Dumbledor daha çok bir düşmandan kurtulup rahatlamış gibiydi. İnsanların neden filmlerden çok kitapları sevdiğini anlayabiliyorsunuz. Yazarın hayal dünyası çok çılgınca. Her şeyi hayal etmiş olması. Quidditch'i, Hogwarts'ı, Sihir bakanlığını gerçekten çok iyi. Çok sürükleyici dili akıcı bir kitap ve gerçek dünyadan kopuyorsunuz okurken. Benim kitapta biraz aklımı kurcalayan şey şu oldu: Hogwarts çok güvenli, Dumbledore çok güçlü, ama Felsefe Taşı’nı Harry koruyor. Evet, Harry ana karakter, ama bu kadar kolay ulaşabiliyor olması ya da mesela öğretmenlerden kötülüğün bu kadar kolay okula sızıyor olması... İnsan biraz yetişkin gözüyle okuyunca diyor ki: “Acaba bu Hogwarts aslında o kadar da iyi korunmuyor mu?” İnsan sadece filmleri izlediğinde, Dumbledore’un Gryffindor’a puan konusunda biraz torpil geçtiğini düşünüyordum. Ama şimdi kitabı okuyunca fark ettim ki, Snape sürekli onlardan puan kırıyor. Mesela doğrudan 20’şer, 30’ar puan sırf kütüphanenin kitabını okuldan çıkardıkları için kırıyor. Her gördüğünde puan kesiyor. Aslında Dumbledore biraz onları telafi ediyormuş.
Harry Potter ve Felsefe TaşıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 202064,9bin okunma
·
83 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.