Gönderi

Puan vermedi·192 syf.··
2025 14. kitabı
Farkında olmasak da birçoğumuzun ezbere bildiği Yunus Emre şiirleri zihnimizde yer edinmiştir. Kitabı okudukça benim gibi çeyrek asrı devirmiş kişiler anlayacaktır ki; biz aslında bir Yunus Terapi ile büyümüş kişileriz (: Aramızda Yunus Emre'nin "Sarı Çiçek" ilahisini bilmeyen yoktur. Burada Yunus'un bahsettiği sarı çiçek nergis çiçeğidir. Nergis çiçeği Yunan mitolojisinde narsisizmi temsil eder. ›Mitolojik bir kahraman olan Narkissos çok yakışıklı bir avcıdır. Peri kızı Ekho bu genç avcıya ilk görüşte âşık olur. Fakat Narkissos Ekho'nun aşkına karşılık vermez ve peri kızı kara sevda ile günden güne eriyerek ölür. Olimpos dağında yaşayan tanrılar bu duruma çok kızar ve Narkissos'u cezalandırmaya karar verirler. Narkissos bir gün su içmek için nehre eğildiğinde sudaki yansımasını görür ve bu güzellik karşısında adeta büyülenir. Kendine âşık olmuştur. Yansımasını izlediği için nehrin kenarından tek bir an bile ayrılamaz. O da Ekho gibi günden güne erir, kendini seyrederek ömrünü tüketir. Öldükten sonra da vücudu nergis çiçeğine dönüşür. Bu hikâyede kendine âşık olma hali bir ceza olarak gündeme geliyor. Narkisssos'un uğradığı cezada olduğu gibi narsist kişi de benmerkezcidir, kendine hayran hatta âşıktır, kendini herkesten üstün görür. Yunus'un sarı çiçekten hareketle insanı, hayatı, ölümlüğü, cenneti cehennemi analiz ettiğini görüyoruz. Kişinin ölümlü olduğunu, kibrin ona yakışmadığını, Kabe'ye yönelmesi gerektiğini söylüyor. Çiçek üzerinden kibri alçak gönüllüğe, had bilmeye dönüştürme eğitimi veriyor. "Başın öne eğik ama kalbin Hakk'a doğru olsun. Müevazı ol, kalbini Allah'a yönelt" diyor. Burada Narkissos hikâyesindeki gibi bir cezalandırma yok. Ceza yerine insanın kendi kemalatı için bakması gereken yeri gösteriyor, egoya ve özseverliğe yönelik bir sorgulamada bulunuyor. Kendini sevmek yerine sevgi nesnesi olarak hayatta anlamlı şeylere yönelme mesajını veriyor. Allah Kalu Bela'da yarattığı ruhlara "Benim kulum değil misiniz? Benim kulluğuma evet diyor musunuz?" diye soruyor. Ruhlar da Ezel dilinde "Bela" yani "Evet, elbette Sen bizim Rabbimizsin" diyorlar. "Elestü birabbiküm” sorusunun cevabı "Bela". Sonra onlara "Biz sizi birbirinize şahit tuttuk" deniyor. Böylece Elest meclisinde bir yaratılış sözleşmesi imzalannıyor. Ben kendi isteğimle dünyaya gelmedim, diyenler için bunun büyük bir yol göstericiliği var. İnsanoğlu dünyaya bu sözleşmeyle geliyor. Bu sözleşmenin karşılığında insana meleklerde, ruhani varlıklarda olmayan bir özellik, irade veriliyor. Fakat insan dünyaya geldiğinde verdiği sözü unutuyor. Hz. Adem'le başlayan Esmaü'l-Hüsna'nın tecellilerini fark etme yeteneğini kullanmıyor. Aslında insan bu imtihandan başarıyla çıkarsa meleklerin üstünde bir kıymet kazanıyor.‹ Ufkunuzu açıp farklı bir bakış açısı kazandıracak olan bu kitabı okuyup okutalım
Edebiyat
Yunus TerapiNevzat Tarhan · Timaş Yayınları · 2013978 okunma
·
78 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.