·382 syf.····Okunma: 02 Kasım 2025 22:03 Ahmet Hamdi Tanpınar’ın sembolizmini ve hicvini iliklerimize kadar hissettiren bir roman Saatleri Ayarlama Enstitüsü.
Geçmişimiz, çevremiz ve içinde bulunduğumuz toplum hayatımızda ne kadar derin bir iz bırakabilir ki? Bu sorunun cevabını, ana karakterimiz Hayri İrdal’ın içinde sıkışıp kaldığı, kurtulmak için bin bir çare aradığı, çoğu zaman umudunu yitirdiği yaşamında buluyoruz. Hayri İrdal’ın, toplumun her türlü batıl inançlara sahip bir çevrede büyüdüğünü ve kişiliğinde bir takım saplantılar bıraktığını ilk bölümlerde gözlemliyoruz. Yazarın, karakteri için oluşturduğu bu çevreyi Tanzimat öncesi geleneksel döneme bir eleştiri olarak kabul edebiliriz.
“Karanlığın en koyusu şafaktan hemen öncedir” derler; Hayri’nin karanlığında da o şafak, Halit Ayarcı ile tanıştığı anda doğar. Halit Ayarcı, onu sıkışıp kaldığı geçmişinden çekip çıkarmaya çalışır. Ancak geçmişin izini bir anda silip atmak kolay değildir; bu, büyük bir çaba ister. Hayri için de öyle olur: eski ile yeni arasında sıkışır kalır.
Bir tek Hayri değil, Türkiye de bu dönemde geçmiş alışkanlıklarını bırakıp modernleşmeye yönelirken kimliğini bulma sancısı yaşamıştır. Kitapta bunun yansımalarını, Halit Ayarcı’nın Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü kurma sürecinde açıkça görürüz. “Sabreden derviş muradına ermiş” misali, Halit Ayarcı’nın çabaları Hayri için de enstitü için de karşılığını bulur. Geçmişin güzellikleriyle yenilikleri harmanlayarak yeni bir gelecek inşa etme süreci, romanın ilerleyen bölümlerinde ustalıkla anlatılır. Bu bölümlerin, Türkiye’nin Cumhuriyet dönemiyle de sembolik bir bağ taşıdığı düşünülebilir.
Saatleri Ayarlama Enstitüsü, yoğun bir sembolizme sahip bir eser olduğu için anlamlandırma süreci zaman zaman güç olabilir. Zaman zaman da tebessüm ettirecek, bazen de “Ben şu an ne okuyorum?” dedirtecek bölümlere sahip. Ancak derinlemesine incelendiğinde, Tanpınar’ın topluma dair eleştirilerinin bugün bile geçerliliğini koruduğu görülür. Bu da romanı zamansız kılar.
Dil olarak yer yer ağır olsa da genel anlamda akıcı ve anlaşılır bir üsluba sahiptir. Her okuduğumda anlamı biraz daha derinleşen bu kitabı, ilerleyen yaşlarımda yeniden okumak isterim. Kitapseverlere gönülden tavsiye ederim.
Keyifli okumalar dilerim.