Sakarya Kitap Kulübü olarak Orhan Pamuk’un Kırmızı Saçlı Kadın kitabını okuduk. Keyifli ve verimli bir toplantıda baba-oğul ilişkileri, kader ve masal temaları üzerine derin bir sohbet gerçekleştirdik.
Kitap Analizi
Roman sade, akıcı ve çabuk okunur bir dille yazılmış. Olaylar Cem’in gençliğinden başlayarak hızlıca ilerliyor, anlatımda klasik bir Orhan Pamuk iç sesi yer alıyor ama daha doğrudan bir üslup hâkim.
Eserde temel olarak “baba-oğul ilişkisi” ve “suç–kader döngüsü” işleniyor. Cem’in hikâyesi, Oedipus ve Firdevsi’nin Şehnamesindeki “Rüstem ile Sohrab” anlatılarıyla paralel ilerliyor. İki efsane, roman boyunca birbirine zıt iki baba-oğul kaderini temsil ediyor: biri babasını öldürür, diğeri oğlunu.
Cem’in hayat amacı, bu iki hikâyenin arasında sıkışmış bir anlam arayışı gibi. Kendisini tanımaya, kaderini çözmeye çalışıyor ama her adımında bilinçsizce o kaderi yeniden kuruyor.
Karakterler
1. Cem Çelik – Liseli, babası tarafından terk edilmiş bir genç. Kitap okumayı, yazmayı sever. Hayatta anlam arayışı içindedir.
2. Mahmut Usta – Kuyucu ustası, Cem’in ustası. Hayatı tecrübeyle öğrenmiş biridir. Hikâyeler anlatır, dini ve mitolojik göndermeler yapar.
3. Kırmızı Saçlı Kadın – Tiyatrocu olduğu düşünülen, Cem’den 5–10 yaş büyük bir kadın. Cem’in hayatında hem anne hem sevgili figürü gibi yer alır.
4.Hayri Bey – Arazi sahibidir; su bulunursa büyük kazanç elde edecek kişi.
5. Cem’in Babası (Akın) – Eczacı. Cem küçükken evi terk etmiştir. Daha sonra Kırmızı Saçlı Kadın’la geçmişi olduğu ortaya çıkar.
6. Enver – Cem’in oğlu; romanın sonunda kaderin döngüsünü tamamlayan figürdür.
Kuyunun başındaki kazı sahnesi, hem yeraltına (bilinçaltına) hem de geçmişe yapılan bir yolculuktur. Su, toprak ve kazı; bilinmeyeni keşfetmenin, kaderi aramanın simgesidir.
Baba Teması: Cem babasız büyür ve bu eksiklik tüm hayatını belirler. Sonunda kaderi, babasına duyduğu öfkenin ve özlemin birleştiği bir biçimde tamamlanır.
Oedipus Karmaşası: Cem’in babasının sevdiği kadınla ilişki yaşaması, mitin modern bir tekrarı gibidir.