Gönderi

Puan vermedi·184 syf.··
2025 118. kitabı
Bugün sizlere hepimizin ilgisini çekebilecek bir konuyu ele alan o kitapla geldim. “Ecel…”Görkem Geçingil’in kaleminden çıkan bu romanı okurken zamanın akışını gerçekten hissediyorsunuz. Öyle bir hikâye ki, sayfaları çevirdikçe içindeki zamanı da kurcalıyorsunuz sanki. Arif’in o eski cep saatine, kızına yeniden kavuşma umuduna tutunuşunu okurken, bir noktadan sonra onun acısı sizin göğsünüzde de yankılanıyor. Zamanın geri alınamayacağını hepimiz biliyoruz ama yine de içten içe “ya mümkünse?” diye fısıldıyoruz kendimize. İşte Ecel, tam da bu fısıltının romanı. Kayıp, pişmanlık, kabulleniş… Her satırda biraz daha derine çekiyor sizi . Bazı cümlelerinde nefesiniz kesiliyor, bazı sayfalarda kendi geçmişinize bakarken yakalıyorsunuz kendinizi. Ölüm, burada sadece bir son değil; bir fark ediş, bir tamamlanış hâline geliyor. Görkem Geçingil sade ama vurucu bir dille yazmış cümleleri fazla süs aramıyor ama hisleri fazlasıyla gerçek. Benim için Ecel, bir kitabın ötesinde, zamanı, kayıpları ve içsel yolculuğu sorgulatan o sessiz aynalardan biri oldu. Arif’in kızına ulaşmak için yaptığı o zaman yolculuğu, aslında her birimizin kendi geçmişine dönme isteğinin bir yansıması gibi. “Keşke”lerle yaşamak, bazen insanın en ağır yükü. Yazar bunu öyle bir dille anlatmış ki, ne duyguyu sömürüyor ne de umudu elinizden alıyor. Tam aksine, ölümün soğuk yüzüne bile bir tür teslimiyetin sıcaklığını katıyor. Kitap bittiğinde bir süre öylece kalıyorsunuz… saate, zamana, kendi kalbinize bakıyorsunuz. Çünkü anlıyorsunuz: Ecel yalnızca ölümü değil, hayatın içindeki küçük ölümleri de anlatıyor, biten sevgileri, susan kalpleri, geç kalan cümleleri. Ve hepsini öyle sessiz, öyle içten bir yerden dokunuyor ki, siz farkına bile varmadan kalbinizde bir şey kırılıyor ama aynı anda biraz da iyileşiyorsunuz. İyilikle ve kitapla kalın.
EcelGörkem Geçingil · Theseus Yayınevi · 20258 okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.