·432 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Kasım 2025 01:12 Justin'in sihirli bir gücü var: Ne zaman biriyle çıksa çıktığı kişi ondan ayrıldığı anda hayatının aşkını buluyor. Bir değil, iki değil, üç değil, her seferinde bu durum yaşanınca Justin hikâyesini şakacı bir dille sosyal medyada yayınlıyor. Ve kendisi ile aynı sihre sahip olan Emma bunu görüp Justin'e mesaj atıyor. Birkaç kez mesajlaşan ikilinin aklına daha sonra bir fikir geliyor: Birbirimizle bir süre çıkıp sonra ayrılalım ve bu sayede biz de hayatımızın aşkını bulalım diyorlar. Tabii aradıkları bizzat birbirleri değilse.
Serinin diğer kitaplarını çok sevdiğimden olsa gerek bu kitap için de beklentim yüksekti ama başları beklentimin biraz altında kaldı. Emma'yı da Justin'i de sevmeme, sohbetlerinden keyif almama ve Justin'in anketlerini çok tatlı bulmama rağmen niyeyse ikisiyle de bağ kuramadım. Ta ki daha derin mevzulara girene kadar. İlişkileri ilerledikçe Emma'nın travmaları da tetiklendi ve Justin'in karmaşık hayatı daha da zorlaştı ama bunlara rağmen ikisi de çabalamaktan vazgeçmedi. Bu sayede de yavaş yavaş kalbimi kazandılar.
Bu yazarın en büyük artısı travması olan karakterlerinin ruh hallerini ve ilişkilerini çok iyi işlemek zaten ki bu kitabında da aynısını yaptı. Emma için mi yoksa Justin için mi üzüleyim şaşırsam da bilinçli bir şekilde konuyu ele aldığı için yazarı yine ve yine takdir ettim. Ayrıca son sayfalardaki açıklamalarını da beğendim çünkü kafama takılan birkaç konu netliğe kavuştu.
Maddy'i yılın arkadaşı seçtiğimi ve Justin'in ailesi ve dostlarına bayıldığımı da bu kısma eklemek isterim.
İki eleştirim var. Bir: Bana kalırsa yazar ne gerekçe gösterirse göstersin Neil ile Amber'i bir arada okumamızın gereği yoktu. İki: Olayların ilk kitaba bağlanması bir tık zorlama hissettirdi.
Sonuç olarak, yine bir Abby Jimenez kitabını severek okuyup bitirdim. Bu senenin en büyük kazancı bu kadar donanımlı olan ve yeşil bayrak karakterleri ile gönlümde taht kuran bu yazarla tanışmam oldu sanırım.