·248 syf.····Okunma: 04 Kasım 2025 18:52 Roman, İstanbul'da peşpeşe işlenen ve vahşice öldürülen erkek kurbanların üzerine kurulu bir roman. Öldürülen erkekler arasında bir bağlantı var mı?, tüm cinayetleri aynı kişiler mi işledi?, olay mahaline bırakılan beyaz kasımpatıların anlamı ne? Komiser Suat Zamir tüm bunları çözmek için gece-gündüz demeden çalışır. Fakat katiller o kadar beceriklidirler ki olay yerinde hiç bir ipucu bırakmaz? Fakat Komiser Suat öldürülen erkeklerin kadın cinayetleri ile bağlantıları olduğu ve mahkeme tarafından serbest bırakıldığını ve katillerin öldürülen kadınların intikamını aldığını çözer? Yine de katilleri bir türlü durduramaz.
Ecel Çiçekleri, bana göre klasik polisiyeden daha fazlası. Yazar sadece bir katili değil, toplumun sessiz ortaklarını da ifşa ediyor: susturulan kadınları, görmezden gelen kurumları, sessiz kalmayı seçen bireyleri. Romanın feminist vurgusu çok fazla. Suat karakteri, erkek egemen bir sistemin ortasında güçlü ama insani bir kadın. O kahraman değil, mücadele eden bir insan. Bu yönüyle sahici ve etkileyici buldum.
Katilin kimliği ortaya çıktığında okuyucu ters köşe oluyor çünkü işlenen cinayetler bir intikamdan öte bir “mesaj” taşıyor. Kurbanların hepsi geçmişte kadınlara zarar vermiş erkekler. Katil, sistemin koruyamadığı kadınlar adına adalet dağıtıyor.
Bu durum, okuru “adalet nedir?” sorusuyla yüzleştiriyor. Kitabın sonunda geçen cümle ise kitabı ve içindekileri resmen özetliyor: " Erkek adaleti yalnızca erkekleri korur. Bizde kadın adaletimizi getirdik! ".