·528 syf.····Okunma: 04 Kasım 2025 22:59 Kitabın konusu: 1970'lerin zor zamanlarında Allbright ailesinden Ernt Allbright Vietnam Savaşından dönmüştü ve kendine gelememişti. Ernt kabuslarından kurtulabileceği ve eski yaşamındaki gibi olabileceği bir yer ararken savaşta ölen arkadaşından Alaska'da bir arazi ve içinde ev miras kalır. Ernt, Alaska'nın kendine iyi geleceğini düşünür, eşi Cora ve kızı Leni'de ona uymaktan başka bir şey yapamaz.
Bu yoruma nasıl başlayacağımı cidden bilmiyorum. Kitabı bitirdim ve yazarın en az ağladığım kitabı oldu ama yine de diğer kitapları gibi uzun süre hatırlayacağım bir hayat hikayesi okudum. Kitabın yarısından fazlasında göğsüme bir şeyler oturdu. Ailenin her ferdine -bazılarına bazen sinir olsam da- ayrı ayrı üzüldüm. Ve yazarın bu kitabında yine bir şeylerin farkına daha iyi vardığımı anlayabiliyorum. Bu yorumda akıcıydı, güzeldi tarzı şeyler söylemek içimden gelmiyor çünkü kitap beni aldı, götürdü zaten. Böyle kelimeler kullanmak çok basit kalacakmış gibi hissettiriyor. +18 kitap ve artı olarak hassasiyet oluşturabilecek şekilde şiddet ögeleri yer almakta, uyarımı yapayım.
Spoiler yorumuna bir an önce geçmek istedim çünkü asıl anlatmak istediklerim buradaymış gibi hissettirdi. Ernt'e her ne kadar sinir olsam dahi sonradan sadece tedavi edilmesi gerektiğine inandım. Cora'nın ona olan aşkı o kadar tuhaftı ki, her şeye rağmen kızına olan sevgisi her şeyin önüne geçti. Hem farklı aşkları hem de anne-çocuk sevgisini çok güzel işlediğini düşünüyorum. Ayrıca cidden Alaska gibi bir yere alışmak ve orayı sevmek cidden büyük bir cesaret ister. Ayrıca Kaneq'te herkesin birbirine olan bağlılığı, şu anda da olması gereken komşuluk duygusunu hissettirdi. İri Marge, Tom Walker, Thelma cidden güzel insanlardı. Bunların dışında asıl mesele Matthew ve Leni. İkisini de cidden çok sevdim. Birbirlerine olan sevgileri, birbirlerine olan koruma iç güdüleri cidden çok derin ve anlamlıydı. Kitaba başlarken zaten çok beğeneceğimi biliyordum ve Kristin abla beni yine şaşırtmadı, sağ olsun. Diğer kitapları gibi bu kitabı da arada sırada düşüneceğime çok eminim.
Kısacası, cidden çok sevdim ve hala daha sanırım hikayenin ağırlığından kaynaklı göğsüm acıyor. Karakterlerin cidden bunları yaşamalarını ya da hala etrafımızda bunlara benzeyen şeyler yaşayan insanların olması kalbimi kırıyor, maalesef. Kesinlikle öneririm, kitaptan çıkarabileceğiniz çok güzel dersler olacaktır. Bugünlük yorumum bu kadar, kendinize iyi bakın!