Gönderi

Me mataron
9/10
·112 syf.··
2023 6. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2023 11:10
Bazı kitaplar bittiğinde sayfayı kapatamazsın. Çünkü asıl hikâye artık içindedir. “Kırmızı Pazartesi” işte böyle bir yara açıyor: Bir insanı bir bıçak değil; göz göre göre hiçbir şey yapmayan kalabalık öldürüyor. Sabahın soğuğu şehrin kemiklerine işlerken herkes aynı şeye uyandı: Birinin öleceğini biliyorlardı. Ve kimse koşmadı. Kimse omzundan tutup “Dur!” demedi. Belki içlerinden bazıları üzüldü, ama üzüntü, hiçbir yere yetişmeyen bir atın yorgun nefesi gibiydi: Ses var, hareket yok. En acısı da buydu. Kimse vicdanını kanatacak kadar güçlü değildi. Toplumun içine sinmiş o görünmez çizgi “bizden değil” tek bir hayatı, tek kalemde silmeye yetti. Ve sonra o an geldi. Zamanın kalbi durdu. Toprağın üzerine düşen, yalnızca kan değil; dünyanın en eski çığlıklarından biriydi: “¡Me mataron!” “Beni öldürdüler!” Bu söz, yalnızca bir yaşamın son nefesi değil, binlerce sükûtun, binlerce korkunun, binlerce “bana dokunmasın”ın yankısıydı. Ben o cümleyi okuduğumda sanki içimde bir şey paramparça oldu. Kitapla birlikte ben de durdum. Bir anlığına nefes alamadım. O ses kulağımda değil, kalbimin tam orta yerinde yankılandı. Sanki o insan, ölürken bir tek kendi hayatını değil, insanlığa duyduğu güveni de kaybetti. Ve ben o güvenin yıkılışını içimde hissettim. Okumaktan çok, şahit oldum. Şahit olmaktan çok, suç ortağı gibi hissettim. Çünkü herkes gibi ben de elimden bir şey gelmeyen o kalabalığın içindeydim. Hareketsiz, nefessiz, çaresiz… İşte ırkçılık denen görünmez tırnak insana böyle işler: Sesini çıkarmazsın. Belki üzülürsün ama elini uzatmazsın. Ama o an anlarsın: susmak acının en keskin hâlidir. Kim bilir kaç kişi içinden “Yazık oldu,” dedi ama içlerinden hiçbiri “Ben engel olabilirdim,” demedi. Ve işte insan o zaman öğreniyor: Birini öldürmek için mutlaka bıçak tutmana gerek yok. Bazen yalnızca bakarsın. Ve o bakış, ölümün ortağı olur. Bu hikâyede cinayeti planlayan iki el vardı ama taşıyan yüzlerce yürek. Aslında o gün, bir kişi ölmedi; bir şehrin vicdanı gömüldü. “Birini öldürmek kolay… Asıl zor olan, yaşarken insan kalabilmek.” Ve belki de romanın sessizce fısıldadığı en acı gerçek şu: “İnsan bazen bıçaktan ölmez; kimsenin elini uzatmadığı an, çoktan gömülmüştür.”
1000Kitap
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
·
65 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.