Gönderi

Lider olmak özel vasıflar gerektirir.
Bir alay komutanından, beni harekâtları hakkında aydınlatmasını rica ettim. “Şimdi,” dedi, ceplerini karıştırdı, cekedinin iç cebinden iki buruşuk kâğıt çıkardı. “İşte iki yazılı emir,” dedi. “Birini gece aldım, birini sabahleyin. Henüz ilk emrin gereklerini yerine getiremediğimiz için, ikinci emrin hükümlerini uygulamaya başlamadık. Ben emirleri gözden geçirdim; ikincisi, birincisini geçersiz duruma getiriyordu. Buna karşın alay komutanı hâlâ “önce birinciyi, sonra ikinciyi” diyordu. Niçin? Çünkü alay komutanı, numara sırasına göre uygulamayı düşündüğü emirlerin ne birincisini ne de ikincisini anlamıştı. Oysa alayı gidiyordu. Ama nereye ve niçin? Bunu alay komutanının kendisi de bilmiyor, alayını izleyenlerden hiç kimse de bilmiyordu. O hâlde nereye gidiliyordu? Bu gidiş, elbette yıkıma, utanca doğru bir gidişti. Harekâtlarının sonuna dek izlediğim bu tümenin, gece olduğu zaman içine düştüğü sefaleti; kıtalarından bazılarını kaybederek çektiği acıyı; ertesi gün karşı tarafın topçu ve piyade ateşi altındaki perişanlığını betimlemek istemiyorum. Ancak söylemek isterim ki, bu ve bunun gibi asker yığınlarının böyle gidişlerinin mutlaka yıkıma, ölüme doğru bir gidiş olacağına karar vermek için çok zeki olmaya, çok ileri görüşlü olmaya gerek yoktu. Biz işte o zaman kararımızı vermiş, vicdanımızın sesini en üst perdeden, en büyük kulaklara duyurmak kararlılığında bulunmuştuk ve bazı noktalara dikkat çekmeyi ve bu konuda uyanık olmanın sağlanmasını vicdan görevi sayarız demiştik. Ve demiştik ki, bir kıta ve özellikle de subaylar kurulu, yalnız iyi örnek olacak kılavuzlarla yetiştirilir. İnsanlarda saygı göstermenin, söz dinlemenin ve boyun eğmenin kendiliğinden maddi anlamda değil manevi anlamda ortaya çıkması insan yaratılışının gereklerindendir. Zabit ve Kumandan İle Hasbihal Mustafa Kemal Atatürk
Atatürk
12 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.