Zorla okuduğum ve okurken hiç zevk almadığım bir kitap oldu. Sanki Elif Şafak ben eski dili, eski kelimeleri biliyorum diye ispatlamak için yazmış bu kitabı. Minekari kutu, babafingo yokuşu ve kesikbaş sokağı bin kere kullanılmış. İçinde kelimesi yerine içre kullanmış, bir kere kullansa anlatıma hoşluk katmış olurdu belki. Ama bunu bin kez tekrar edince yeter artık diyor insan. Bir de bizim bazı yazarların illa erkekler arasında aşk yaşattığı hikayelerden gına geldi. Özetle bana hiçbir şey kazandırmayan aksine zamanımı boşa harcamama neden olan bir kitap oldu.