Reklamların yasak olduğu bir dünya düşünün, bu dünyada markalar kendilerini "Tanrı" olarak tanıtan havalı giyimli, güzel-yakışıklı bir takım insanlar üzerinden pazarlıyor. Hani deriz ya "X kişisinden gördüm de aldım" diye. İşte buradaki X kişileri kitapta tasvir edilen tanrılar.
Biz bu kitapta yeni yaratılan(?) bir tanrıyı okuyoruz aslında. Ne kadar muhtaç bir haldeyken seçildiğini ve bu süreci nasıl yaşadığını vs. P. Burke karakteri 17 yaşında ve geçirdiği bir hastalık nedeniyle oldukça çirkin bir karakter ve bu yüzden intihar ettiğinde bir grup insan onu bulup hayatının teklifini yapıyor.
Kitabın önsözü çok hoşuma gitmişti ve kitaba karşı beklentimi de yükseltmişti bu yüzden beklentimi karşılamayacak diye bir korkum vardı. Konu olarak ve işleyiş olarak beklentimi karşılasa da bazı noktaları okurken anlayamadım ya dalgın bir anımda okudum ya da metinde birkaç kopukluk var, bilmiyorum.
Metinde reklamlar ve gitgide sadece görsellik üzerine pazarlanan ürünler üzerinden güzel bir eleştiri yapılıyor. İnsanlar sadece birisinde görüp ürün alırlarken işlenen bu öykü günümüze çok işlevsel bir ayna tutuyor aslında. Aynı zamanda ekranın bizleri ne kadar manipüle ettiğini de haberlerin sadece onların görmemizi istediği şeyleti gösterdiğini söyleyerek anlatıyor.
Bunların yanında üzücü bir aşk hikayesi de okuyoruz, ki bu kısım bana biraz yeşilçamvari hissettirdi.
Kötü bir kitap değildi ama kesinlikle daha iyi olabilirdi.
3/5️