Yaşam, cesur olduğumuz kadar genişler.
10/10
·287 syf.··
Beğendi
·
2025 99. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2025 22:49
Anais Nin, kadınlık tarihinin en kusurlu, en dürüst aynalarından biridir. O, “güzel olmayı” değil, görülmeyi ister. Ama görülmek onun için estetik bir mesele değildir; ruhun çıplak kalma cesaretidir. Kadınların çoğu Nin’e özenir elbiselerine, zarafetine, kelimelerindeki ipeksi akışa. Ama Nin’in kendisi bile bilir ki, güzelliğin kökeni aynada değil, acıyla barışmış bir bilinçte saklıdır. Onu bir “femme fatale” yapmak isteyenler yanılırlar. Çünkü Nin’in baştan çıkarıcılığı cinsel değil, zihinseldir. O, arzunun iç anatomisini, kadın bedeninin en derin kıvrımlarındaki belirsizliği cesurca yazmıştır. Onun kaleminde aşk, estetik bir oyun değil; ruhun kendini hatırlama biçimidir. Anais Nin’in en büyük mirası şudur: Kadın olmak, sürekli yeniden doğmaktır. Doğum burada biyolojik değil, içseldir. Her yazışında, her sevişmesinde, herkayboluşunda yeniden doğar. Kimi zaman Henry Miller’ın kollarında, kimi zaman kendi günlüğünün nemli sayfalarında. Her defasında kanar, ama o kan, onun mürekkebidir. Onunla birlikte şunu öğrendik: Kadın bedeni sadece arzunun nesnesi değildir; dilin kaynağıdır. Kadının sesi, suskunlukla ve utanmayla sınanır; Nin ise bu iki duyguyu kaleminin hamuruna katmıştır. Bu yüzden onun yazdıkları hâlâ taze, hâlâ tehlikelidir. Çünkü Nin, kadının karanlık arzularını sadece itiraf etmez onlara kutsallık atfeder. O, kirin içindeki ışığı görür. Anais Nin bugün yaşasaydı, güzellik anlayışımıza kahkahayla bakardı. O bilir ki, kadını “güzel” yapan şey aynadaki sureti değil, ruhundaki çatlaklardan sızan ışıktır. Ve belki de bu yüzden, Nin’i okuyan her kadın bir süreliğine bile olsa kendini daha az suçlu, daha çok canlı hisseder. Anais artık sadece bir yazar değildir. O, içimizdeki “kayıtsız ama uyanmak üzere olan kadın”ın simgesidir. O kadın hâlâ yazıyor, hâlâ arzuluyor, hâlâ korkmadan kendini ifşa ediyor. Ve belki de en çok bu yüzden, o hâlâ kanlı canlıdır. Şimdi seninle aynı masadaymışız gibi hissediyorum. Sen kahveni karıştırırken ben sana bakıyorum, sessizce düşünüyorum:Biz kadınlar aslında birbirimizin devamıyız. Sen başladın, ben sürdürdüm, benden sonra da bir başkası yazacak. Çünkü biz doğuruyoruz: kelimeyi, bedeni, acıyı, dünyayı. Seni kutsamıyorum, Nin. Çünkü sen zaten kutsal olmayı reddettin. Ben sadece seni duyuyorum, ve diyorum ki: İyi ki yazdın. İyi ki günah işledin. İyi ki utanmadın. Sevgili tanrıça.
Henry ve JuneAnais Nin · Everest Yayınları · 2011119 okunma
··
169 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.