Henry ve June

Anais Nin
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 8 dk.
Sayfa Sayısı:
287
Basım Tarihi:
Aralık 2011
İlk Yayın Tarihi:
1986
Yayınevi:
Everest Yayınları
Orijinal Adı:
Henry and June
ISBN:
9789752899643
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bu kadar edebiliği nerede gördünüz bilmiyorum ama sadece fantezilerini bize anlatan bir kitap. Bitiremedim bitirmeyeceğim. Offf karşısındakinin ayak tırnağına tapıcak az kalsın, yeter ya
Henry ve JuneAnais Nin · Everest Yayınları · 2011119 okunma
Yaşam, cesur olduğumuz kadar genişler.
10/10
·287 syf.··
Beğendi
·
2025 99. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2025 22:49
Anais Nin, kadınlık tarihinin en kusurlu, en dürüst aynalarından biridir. O, “güzel olmayı” değil, görülmeyi ister. Ama görülmek onun için estetik bir mesele değildir; ruhun çıplak kalma cesaretidir. Kadınların çoğu Nin’e özenir elbiselerine, zarafetine, kelimelerindeki ipeksi akışa. Ama Nin’in kendisi bile bilir ki, güzelliğin kökeni aynada değil, acıyla barışmış bir bilinçte saklıdır. Onu bir “femme fatale” yapmak isteyenler yanılırlar. Çünkü Nin’in baştan çıkarıcılığı cinsel değil, zihinseldir. O, arzunun iç anatomisini, kadın bedeninin en derin kıvrımlarındaki belirsizliği cesurca yazmıştır. Onun kaleminde aşk, estetik bir oyun değil; ruhun kendini hatırlama biçimidir. Anais Nin’in en büyük mirası şudur: Kadın olmak, sürekli yeniden doğmaktır. Doğum burada biyolojik değil, içseldir. Her yazışında, her sevişmesinde, herkayboluşunda yeniden doğar. Kimi zaman Henry Miller’ın kollarında, kimi zaman kendi günlüğünün nemli sayfalarında. Her defasında kanar, ama o kan, onun mürekkebidir. Onunla birlikte şunu öğrendik: Kadın bedeni sadece arzunun nesnesi değildir; dilin kaynağıdır. Kadının sesi, suskunlukla ve utanmayla sınanır; Nin ise bu iki duyguyu kaleminin hamuruna katmıştır. Bu yüzden onun yazdıkları hâlâ taze, hâlâ tehlikelidir. Çünkü Nin, kadının karanlık arzularını sadece itiraf etmez onlara kutsallık atfeder. O, kirin içindeki ışığı görür. Anais Nin bugün yaşasaydı, güzellik anlayışımıza kahkahayla bakardı. O bilir ki, kadını “güzel” yapan şey aynadaki sureti değil, ruhundaki çatlaklardan sızan ışıktır. Ve belki de bu yüzden, Nin’i okuyan her kadın bir süreliğine bile olsa kendini daha az suçlu, daha çok canlı hisseder. Anais artık sadece bir yazar değildir. O, içimizdeki “kayıtsız ama uyanmak üzere olan kadın”ın simgesidir. O kadın hâlâ yazıyor, hâlâ
Henry ve JuneAnais Nin · Everest Yayınları · 2011119 okunma
Puan vermedi·287 syf.··
Beğendi
·
2017 24. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2017 09:05
"Özellikle içinde olduğum an'ı yaşıyorum.Anımsadığım bir şeyin gerçekliği daha azmış gibi geliyor bana.Gerçekliğe öyle gereksinme duyuyorum ki.Yaşanan şey uzaklık ya da zamanın etkisiyle değişikliğe uğramadan, neredeyse yaşarken beni yazmaya iten , işte bu her şeyi hemen not etme gereksinimidir." diyen Anais Nin 11 yaşından itibaren günce tutmaya başlar.Yaklaşık 60 yıl boyunca da tutmaya devam eder.Aynı anda iki kişiyle evlidir Anais Nin.Anais Nin'in ölümüne kadar bu iki kişinin birbirinden haberi olmaz.1985’te eşlerden biri olan Hugh Guiler’ın ölümünden sonra diğer eşi Rupert Pole’un izniyle Anais’in günlükleri kitap haline getirilerek yayımlanır.Oldukça ilginç bir durum gerçekten.️1931-1932 yılları arasındaki yazdığı günlüklerinden oluşan Henry Miller, karısı June ve Anais Nin arasındaki karmaşık ilişkiyi anlatan Henry ile June ilk kez 1986'da yayımlanmış.Ben de ilk kez 1993'te okumuşum kitabı.Yıllar sonra tekrar okudum.Üstüne Philip Kaufman'ın,Fred Ward, Maria de Medeiros,Uma Thurman'lı sinema uyarlamasını da bir kez daha izlemek gerek.Video kasetlerimiz vardı eskiden, içlerinde bu film de olacaktı.Son taşınmamızda yok etmişiz.
Edebiyat
Henry ve JuneAnais Nin · Everest Yayınları · 2011119 okunma
8/10
·287 syf.··
2024 31. kitabı
Okurken zorlandığım bir kitap oldu . Her sayfanın cinsellikle dolu olması beni boğdu ancak edebi olarak çok başarılı buldum kaldı ki muhattabımız olan baş iki karakter Anais ve Henry zaten yazarlar. Basit bir metin beklemiyordum elbette .. çok cesur fazla cesur… Anais kendi cinsel yönelimlerini inanılmaz saydam bir şekilde aktarmış olduğu güncelerini eşi Hugo öldükten sonra yayınlamış .. bu yönü ile takdir ettim doğrusu .. arkadaşımın tavsiyesi ile filmi de izledim ve filmi tam kitabın ortalarında iken izlendim . Sonrasına kitap daha hızlı aktı .. değişik bir konu olsun derseniz okumanızı tavsiye ederim
Henry ve JuneAnais Nin · Everest Yayınları · 2011119 okunma
Puan vermedi·287 syf.··
2018 149. kitabı
HENRY İLE JUNE GÜNCE ( 1931 - 1932 ) Yazar: Anais Nin Çeviren: NEDRET TANYOLAÇ ÖZTOKAT Yayınevi: CAN YAYINLARI Sayfa: 216 sayfa Basım Tarihi: 1. Baskı 1993 Neuilly’de doğmuş, Brüksel, Arcachom ve Barselona’da büyümüş olan olan Anais Nin, on bir yaşında, Birinci Dünya Savaşı yaklaşırken Fransa’da geçen çocukluğunu ve ünlü bir piyanist, yetenekli bir besteci olan İspanyol asıllı babasını geride bırakarak annesiyle Avrupa’dan ayrılmıştır. Yaşamı daha en baştan kozmopolit bir çizgi izliyordu… 1929 yılında, yirmi altı yaşındayken ailesiyle Seine nehrine bakan sakin bir kasaba olan Louveciennes’e yerleşti. Güzel sanatlara meraklı bir bankacıyla evlendi. Bir bölümü Madame fu . Barry’nin topraklarında bulunan evine özgü, sevimli sicak,şaşırtıcı, özellikle de dost ağırlamaya uygun görünümü göz önüne alarak seçti. On bir penceresi olan evininin sarmaşıklarla kaplı cephesi, arkasında da sık ağaçlar ve otların büründüğü gizli bahçesi uzanıyordu… İki yıl sonra Anais Nin, kırk beş yaşında ölen D.H Lawrence’le ilgili incelemesinin bitirir; Rimbaud ve Andre Breton etkileri taşıyan ilk şiirsel anlatısı House Of Incest’i ( Ensest Evi) yazmaya başlar. Yaşamını bir olay alt üst edecektir; Henry Miller’le karşılaşması. Anais Nin 1932’den 1934’e dek uzanan bir dönemi kapsayan Günce’sinin en güzel sayfalarını Miller’e adayacaktır. Gündüzleri Anais Nin’in işleriyle ilgilenen, geceleri de bohem yaşamı süren genç avukat Richard Osborn, bir gün, Bookly’den gelen yarı gezgin, yarı serseri, yarı yarı ya da açlıktan ölen bir yazarı, Henry Miller’i ağırlar evinde. Miller Anais için bildik bir addır; Bunuel’in L’ Age d’Or’u ( Altın Çağ ) üzerine yazdığı Nin yeni okumuş ve ‘’ olağanüstü etkili ‘’ bulmuştur. Öte yandan, Miller’in elinde Anais’in Lawrence’le ilgili elyazması vardır. ‘’ Böylesine
Henry ve JuneAnais Nin · Everest Yayınları · 2011119 okunma
8/10
·288 syf.··
2024 46. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2024 11:48
Vovv diyerekten okuduğumuz bir kitap. Yazarın güncelerinden oluşan ve ancak eşinin ölümünden sonra yayınlanmış olan bu metin , Anais’in iç dünyasını , özgürlük ,cinsellik ve aşk temaları üzerine yazdıkları.. Henry ile tanıştıktan sonra ona olan tutkusu ve aynı zamanda Henry’nin karısı June ‘a karşı gelişen hayranlığı ve cinsel takıntıları. Yazıldığı dönem içinde hatta şu an bile oldukça özgürlükçü bulunan bir yazar okurken sınırlarınızı zorlayacak. Bütün karakterlerin karanlık ve çekici yönleri de var. ! irdelemeye değer! Ben biraz yavaş okudum ara verme gereği duydum benim için sindirilmesi gereken bir metindi. Genç bir kadının kendini bulma yolculuğuna , keşfetme süreci ve içsel çatışmalarına dahil olurken yazarın bu kadar dürüst olması , kullandığı dil ve karakterlerin derinlikleri hoşuma gitti. Filmini de izledim film Amerika’da yüksek sansür derecesi (NC-17 ) verilen ilk filmmiş. Ben başarılı buldum filmi . okuyup okumamak size kalmış.
Edebiyat
Henry ve JuneAnais Nin · Ithaki Yayınları · 2024119 okunma
Anaïs Nin'den Henry ve June
9/10
·288 syf.··
2026 36. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 19:00
Yazarın okuduğum ilk kitabı ama şunu söyleyebilirim ki Anais Nin okumak, narin bir kadının kendi ruhunu çıplak elleriyle ameliyat etmesini izlemek gibi... Bu güncesinde her şeyi cesurca yazmış, büyük bir bilinçle, dürüstlükle ve kesinlikle alışılmışın dışında. Henry ve June, dışarıdan bir aşk üçgeni gibi görünse de aslında Anaïs’in kendini keşfetme savaşı. ​Kitapta beni en çok sarsan, onun şu samimi itirafı oldu: ​"Çocukken babamın sevgisini kazanma uğruna az kaldı ölüyordum; yine aynı nedenle, sevdiklerime işkence çektirmek, zulmetmek, üstüme düşmelerini sağlamak için kendimi ruhsal olarak öldürdüm. Bu idrak beni kamçıladı. Şimdi kendime yardım etmek için mücadele ediyorum." ​Sırf sevilmek için hem kendine hem de sevdiklerine nasıl acı çektirdiğini dürüstçe itiraf ederek o kördüğümü çözmeye karar veriyor. Acıların ve tutkuların ortasındaki bu kadın, fiziksel olarak hâlâ çıtkırıldım, kırılgan bir kız çocuğu gibi görünüyor ve bundan biraz da şikayetçi. Fakat o narinliğin arkasında asıl ilgi çeken şey, onun çok cesur bir kadına dönüşmesi. Toplumun, aşkın ve ahlakın sınırlarını zorluyor ve asla geri adım atmıyor. Kendini bulma çabası zaman zaman insanı rahatsız etse de, kendi gerçeğiyle bu kadar dürüstçe yüzleşmesi insanı kendine hayran bırakıyor. Henry ve June bazen ne kadar rahatsız edici olsa da okunması gereken kitaplardan diyorum.
1000Kitap
Henry ve JuneAnais Nin · Ithaki Yayınları · 2024119 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2024 113. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2024 18:56
Anaìs Nin'i adını hiç duymamıştım. Bugün kitabını kitapçıda görünce aldım. Yazar, Paris'te tanıştığı çifte duyduğuğu aşkı, tensel ve edebi maceralarını günlüklerinde konu alıyor. Fakat evli olan bir kişi'inin yine aynı şekilde evli olan biriyle ilişkisi, onun karısıyla olan ilişkisi, yazarın cinsel tercihi, yaklaşımı , eşi'nin bu duruma bakışı , çoklu ilişkileri ile beğenmediğimi söyleyebilirim.
Henry ve JuneAnais Nin · Ithaki Yayınları · 2024119 okunma
Puan vermedi
"Özellikle içinde olduğum an'ı yaşıyorum.Anımsadığım bir şeyin gerçekliği daha azmış gibi geliyor bana.Gerçekliğe öyle gereksinme duyuyorum ki.Yaşanan şey uzaklık ya da zamanın etkisiyle değişikliğe uğramadan, neredeyse yaşarken beni yazmaya iten , işte bu her şeyi hemen not etme gereksinimidir." diyen Anais Nin 11 yaşından itibaren günce tutmaya başlar.Yaklaşık 60 yıl boyunca da tutmaya devam eder.Aynı anda iki kişiyle evlidir Anais Nin.Anais Nin'in ölümüne kadar bu iki kişinin birbirinden haberi olmaz.1985’te eşlerden biri olan Hugh Guiler’ın ölümünden sonra diğer eşi Rupert Pole’un izniyle Anais’in günlükleri kitap haline getirilerek yayımlanır.Oldukça ilginç bir durum gerçekten.1931-1932 yılları arasındaki yazdığı günlüklerinden oluşan Henry Miller, karısı June ve Anais Nin arasındaki karmaşık ilişkiyi anlatan Henry ile June ilk kez 1986'da yayımlanmış.Ben de ilk kez 1993'te okumuşum kitabı.Yıllar sonra tekrar okudum.Üstüne Philip Kaufman'ın,Fred Ward, Maria de Medeiros,Uma Thurman'lı sinema uyarlamasını da bir kez daha izlemek gerek.Video kasetlerimiz vardı eskiden, içlerinde bu film de olacaktı.Son taşınmamızda yok etmişiz. Tadımlık... "Böyle güvenlikte, hassas bir dünyada yaşıyor ve yaşadığınızı sanıyorsunuz.O sırada bir kitap okuyorsunuz( örneğin,Lady Chatterley), ya da bir yolculuk yapıyorsunuz, ya da Richard'la konuşuyorsunuz ve yaşamadığınızı, kış uykusuna yatmış olduğunuzu fark ediyorsunuz.Kış uykusunun belirtileri kolayca tanınır:öncelikle çarpıntı.İkinci belirti ( kış uykusu tehlikeli boyuta ulaşıp ölümle sonuçlanabileceği zaman): zevk almama.Hepsi bu işte.Savunmasız bir hastalık olarak ortaya çıkar.Milyonlarca insan farkına varmadan böyle yaşıyor ( ya da ölüyor). Bürolarda çalışıyorlar.Araba sürüyorlar.Ailece piknik yapıyorlar.Çocuk
Henry İle JuneAnais Nin · Can Yayınları · 2002119 okunma

Yazar Hakkında

Anais NinYazar · 14 kitap
Anais Nin (21 Şubat 1903 - 14 Ocak 1977) İspanyol, Küba ve Danimarka kökenli Fransız yazardır. Günlükleri ve erotik yazılarıyla tanınır. Günlükleri 11 yaşından başlayarak ölümüne kadar 60 yıldan uzun bir dönemi kapsar. Uzun yıllar Anais Nin aynı anda iki kişiyle evli kalmıştır. Bir sanatçı ve bankacı olan ilk kocası Hugh Guiler ile 1923'de evlenmiştir. 1955 yılında Guiler ile evliliği sürerken evlendiği Rupert Pole ise bir orman memuruydu. Her iki adam da Nin'in ikili yaşantısından bihaberdi ve 1977'de Nin'in ölümüne kadar tanışmamışlardı. 1985 yılında Hugh Guiler'in ölümünden sonra Nin'in günlükleri Rupert Pole'un izniyle eksiksiz halleriyle yayımlanmıştır. Yaşamı Fransa'da Kübalı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Nin, besteci Joaquín Nin ile klasik eğitim almış şarkıcı Rosa Culmell'in kızıydı. Anne ve babasının ayrılmasından sonra annesi Anais ve iki erkek kardeşini alarak New York'a taşındı. Yeni yetmelik döneminde okulu bıraktı ve manken olarak çalışmaya başladı. 1924 yılında kocası Hugh Parker Guiler ile Paris'e taşındı. Bu dönemde kendini yazıya verdi. D.H. Lawrence üzerine olan ilk kitabı da bu dönemde yayımlandı. 1939'da çift New York'a döndü. Nin Kenneth Anger'in Inauguration of the Pleasure Dome (1954) adlı filminde Astarte olarak rol aldı. Ayrıca Maya Deren'in Ritual in Transfigured Time (1946) ve Guiler'in Ian Hugo ismiyle yönettiği Bells of Atlantis (1952) adlı filmlerde oynadı. 17 Mart 1955'de Rupert Pole ile ikinci evliliğini yaptı. Genellikle ilham kaynağı olarak Djuna Barnes ve D. H. Lawrence'ı göstermiştir. Günlükleri Anais Nin en fazla günlükleri ile tanınır. On yıllara yayılan günlükleri birçok açıdan çarpıcıdır. Nin'in birçok önemli yazar, sanatçı ve psikanalist ile yakın ilişkisi vardı. Günlüklerinde bu kişileri alışılmadık bir derinlikle analiz eder. Erotik anlatım Anais Nin çoğu eleştirmen tarafından kadın erotik edebiyatının en iyi örneği olarak gösterilir. Erotizmi deşen ilk kadın yazarlardandı. Nin 1940'larda parasızlıktan sayfası bir dolardan olmak üzere Venüs Aşıkları'nı kaleme almıştı. Anlatım tarzı dönemine göre fazlasıyla açık saçıktı. Günlüğünde babasıyla yaşadığı ensest ilişkiyi yazmıştır. Nin dönemin birçok önde gelen edebiyatçısıyla arkadaştı. Hatta bazılarıyla sevgiliydi. Bunlardan bazıları Henry Miller, Antonin Artaud, Edmund Wilson, Gore Vidal, James Agee, James Leo Herlihy, ve Lawrence Durrell gibi isimlerdi. Miller ile arkadaşlığı ve yaşadığı ilişki gerek kadın olarak, gerekse yazar olarak kendisini çok etkilemiştir. Her ne kadar günlüklerinde Miller'ın karısı June ile ilgili gördüğü cinsel bir rüyadan bahsetse de bu rüya hiçbir zaman gerçeğe dönüşmemiştir. Günlüğün ilerleyen kısımlarında Nin başka bir kadınla lezbiyen bir ilişkiye girdiğinden ama bu ilişkiden tatmin olmadığından bahseder. Anais Nin 1977'de Kaliforniya'da Los Angeles'da ölmüştür. Cesedi yakılmış ve külleri Santa Monica Körfezi'ne savrulmuştur.