İçsel Şehirler Serisi 1. Kitap

Ateş Merdivenleri

Anais Nin
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 18 dk.
Sayfa Sayısı:
152
Basım Tarihi:
Ağustos 2025
İlk Yayın Tarihi:
1946
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Orijinal Adı:
Ladders to Fire (Cities of the Interior #1)
ISBN:
9786257737265
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2022 101. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2022 00:00
Anaïs Nin, eleştirmenler tarafından kadın erotik edebiyatının en iyi örneği olarak gösteriliyor. Erotizmi deşen ilk kadın yazarlardan. 1903 yılında Fransa’da doğmuş ve babasına deliler gibi aşıkmış. Babasını “hoşuna gitmek zorunda olduğum bir erkek” diye tanımlıyor. Anais Nin 11 yaşından 63 yaşına kadar günlük tutmuş. Sekiz ciltlik günlüklerin büyük bir bölümü kendisi hayattayken yayımlanmış. Kendisinin ve eşinin isteğiyle sansürlenen bir kısım günlük ise 1977’de rahim kanserinden hayatını kaybetmesinin ardından, eşinin editörlüğünde okuyucuya sunulmuş. Günlüklerinde erkeklerle ya da kadınlarla yaşadığı ilişkilerden, Henry Miller gibi ünlü yazarlarla yaşadığı aşklardan ve hatta öz babası tarafından taciz edilmesinden bahsetmiş. Beş kitaplık İçsel kentler serisinin ilk kitabı; Ateş merdivenleri. Burada karakterler ve her birinin ayrı dünyasını, duygularını, arkadaşlıklarını anlatıyor. Lillian, Djuna, Joy, Sabina.. Tek anlayamadığım Lillian’ın herkesle sevgili olmaya çalışması Kadında inanılmaz bir sevgi açlığı mevcut. Şu oldu bu oldu olay şöyleydi diyemiyorum çünkü genellikle içsel düşünceleri anlatıyor bizlere. daha detaylı anlamak ve anlatmak için serinin diğer kitaplarında görüşmek üzere ~
Edebiyat
Ateş MerdivenleriAnais Nin · İthaki Yayınları · 2025229 okunma
7/10
·152 syf.··
2022 54. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2022 00:00
Merhabalar Ağustos ayının 2. Kitabı Ateş Merdivenleri. Zaten çok merak ettiğim bir seriydi. Merakımı biraz da olsun gidermiş oldum diyebiliriz. Ateş Merdivenleri ,serinin ilk kitabı. Anladığım kadarıyla bu kitapla Lillian 'in iç duyguları ile başlayan yolculuğumuza ,bu kitapta da yer verilen Djuna ,Jay ve Sabina ile devam edicek. Kitapta şu olay yaşandı bu olay yaşandı diye anlatmak oldukça zor. En çok işlediği konu Lilian'in iç dünyası ile başlayıp ,gizli arzularını kıskançlıklarını en derinde hissettiği şeyleri yüzeye çıkarmasıydı. Derin ve etkileyici bir anlatımı vardı. Önsöz kısmında Marcel Proust'an da etkilendiğini okudum yazarın. Anlatım tarzının yoğunluğu ile benziyor bence. Dönemine baktığımız zaman vurucu bir konu işlemiş. Lillian'in aşık olması ile başlayan kitabımız tüm yoğun hisleri ile devam ediyor. Oldukça akiciydi. 2. Kitabı da önümüzdeki ay okurum herhalde
Edebiyat
Ateş MerdivenleriAnais Nin · İthaki Yayınları · 2025229 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2021 43. kitabı
Ateş Merdivenleri: İsimsiz ıstırapların, gizemli ve yapayalnız hüzünlerin, karabasan haykırışlarının hikâyesi. Acının ve çirkinliğin kişisel bir deneyim olmaktan çıkıp bütün dünyanın acısına ve çirkinliğine dönüştüğü içsel odalardan yükselen dilsiz bir çığlık. Anaïs Nin'in alametifarikası, "roman fleuve"si, İçsel Kentler beşlemesini anıtsal bir konuma yerleştiren o "öz"den başlamak gerek söze. Daha önce hiçbir erkeğin beceremediği kadar derinlikli bir şekilde, "kadın deneyimi"ni canlı ve çarpıcı bir anlatıma dönüştürerek Nin, aslında D. H. Lawrence'le palazlanan eril tepeden bakışlı erotik uzantılı anlatıyı, rahatlıkla feminist olarak nitelendirilebilecek bir bilinçle, yerle bir ediyor ve "amorf" bir anlatı yaratmakla suçlanacak alabildiğine cesur bir "duygu madenciliği"ne girişiyor. Bunu yaparken kullandığı ritmik dil, kurgu oyunları ve sembolizm de okura, zihinsel bir oyun alanında tatminsel bir deneyim sunuyor. Nehir romanının ilk halkası Ateş Merdivenleri'nde Nin, kendi güncelerinden distile ettiği üç ana kadın karakteri (Djuna, Lillian, Sabina) ve Nin'in sanatında büyük etkisi bulunan Henry Miller'dan izler taşıyan erkek karakteri Jay'i, Woolf tarzını anımsatan kuvvetli bir izlenimcilik ile okuruna tanıtıyor. Dejavular, geçmişe isteyerek veya zorunlu geri dönüşler, zihinsel atlamalar, duygusal pencereler, metafiziksel dokunuşlar ile süreğen bir mikro anlatı beklenmedik bir "ruhsal kozmos" makro anlatısına dönüşürken, Nin'in yakut rengi mürekkebinden duygulardan müteşekkil bir sel peydahlanıyor. Son tahlilde Nin, edebiyatın bir köşesine itilmiş, çiçeklerle "yumuşatılarak" erkeğe mahkum bir orgazm olarak sunulmuş kadın deneyimini, duygusal bir ince işçilikle, ustalıkla ve asilikle, modern edebiyatın orta yerine Chirico resimlerindeki heykeller gibi yerleştiriyor.
Modern Klasik
Ateş MerdivenleriAnais Nin · İthaki Yayınları · 2025229 okunma
Ruhsal kaos
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2024 69. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2024 14:14
Ateş Merdivenleri, bütünlüklü bir hikayeden çok bir öykünün karakterlerinin anlatıldığı bir önsöz gibi. Tıpkı ana karakteri Lilian gibi darmadağın bir kitap. Anais Nin'in özellikle bu şekilde yazmış olduğunu düşünüyorum çünkü tüm karakterler karmaşa, kendini arama, travmalarıyla boğuşma, özgür olmak için mücadele, bağlardan kopma arzusu, boşvermişlik kısacası ruhsal bir kaos içindeler. Ne kendi ruhlarında denge kurabiliyorlar ne de birbirleri ile olan ilişkilerinde. Roman esas olarak Lilian, Djuna ve Jay üzerinde temellense de öyküye pek çok karakter girip çıkıyor. Olay örgüsünü, bir olay örgüsünden söz edilebilir mi bilemiyorum aslında, ancak küçük ipuçlarından belli belirsiz yakalayabiliyorsunuz. Anais Nin, esas olanın insan olduğunu, olayların sadece insan ruhunu çözümlemek için bir araç olduğunu vurgulamak için böyle yazmış olabilir mi? Ana karakter Lilian'ın "insanların içindeki gömülü çocukları dinleme becerisi" var. Bu yüzden de onları tüm maskelerinden arınmış halleri ile görebiliyor. Bu bir hediye mi yoksa bir lanet mi tartışılır ama daha çok lanet gibi görünüyor. Toplum esasen maskeli insanlardan oluşmak zorunda ve hepimiz bu maskeleri birbirimize tahammül edebilmek için takmak zorundayız. Çünkü hepimiz kusurluyuz, hepimiz sır saklarız ve çoğumuzun içinde açılmış bir dolu yara, travma var. Nezaket kuralları, ahlak kuralları ve daha binlerce kurala bağlı yaşamak zorunda kalan bir tür ne kadar kendisi olabilir ki zaten. Ama Lilian ne yazık ki ne maske takabilen ne de insanları kendisine göstermek istedikleri maskeyle tanımlayabilen biri. O görüyor. Bu onun laneti bence. Lillian'ın ilgisini kayıtsız, bağ kurmayan, umursamaz, hep kendisini düşünen, anı yaşayan ve her şeyin sonuna kadar keyfine varmasını bilen insanlar çekiyor. Çünkü olmak istediği insan bu
Ateş MerdivenleriAnais Nin · İthaki Yayınları · 2025229 okunma
Sevemedim!
3/10
·152 syf.··
2024 12. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2024 15:24
Hikaye ilerlemesi çok zayıf. Anlatı kopuk ve düzensiz bir biçimde ilerliyor. Tema belirsiz ve netlikten uzak. Yazarın dili de okuyucuyunun ilgisini çekmek yerine daha çok okuyucuyu sıkıyor. Sevemedim… Ateş Merdivenleri
Edebiyat
Ateş MerdivenleriAnais Nin · İthaki Yayınları · 2025229 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
Başkalarının konuşmaktan kaçtığı konuları yazmaya cesaret eden çağının ötesinde bir yazar Anäis Nin.Kendi ilişkilerinden de beslenerek yazdığı 5 kitaplık İçsel Kentler serisinin ilk kitabı Ateş Merdivenleri'ni taze taze bitirdim.İlk aşkı ve kocası Gerard ile boğucu evliliğinin ardından herkese aşık Lillian karakteri var.Uçlarda yaşayan,savrulup duran Lilian'ın evlilik sonrası sevgilisi hoyrat ressamımız Jay.Lilian'ın kankisi,şehvetli Djuna.Jay'in Lilian ile ilişkisinde paralel sevgili Sabina.Lillian bizim fettan Sabina'yı markaja alır ve Jay hayran olduğu için kendisi de Sabina olmak ister.Kadındaki yıkımın hikayesi ilk kitap ile başladı.Diğerlerini okurmuyum bilmiyorum ama anlatımı güzel.Kitabın sonunda kayboldum.Sanırım devamı olduğu için böyle bıraktı yazar.İnsan bir merak unsuru bekliyor açıkçası ama esasında olay örgüsü de yok ki...Lillian'ın ilk evliliğindeki durumunu ve Djuna karakterini okumayı sevdim.Arzular,pişmanlıklar...
Ateş MerdivenleriAnais Nin · İthaki Yayınları · 2025229 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2021 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2021 22:38
Yaşadığı döneme bakılınca kimsenin dile getiremediği konuları kitaplarında işleyen Anais Nin, kalemini merak ettiğim yazarlardan biriydi. İçsel Kentler olarak, kadının gelişimini ele aldığı serinin ilk kitabı Ateş Merdivenleri, farklı bir okuma deneyimi oldu benim için. Öncelikle bir kadının ilk kez aşık olmasıyla başlıyor kitabımız. İlk aşk, güzel ve bir o kadar yıpratıcı hâle dönüşüyor zamanla. Bu bölümü okurken kadınlar ve erkekler için yapılan yerinde tespitlerle karşılaşıyoruz. Daha sonra ise Lilian, Jay, Djuna, Sabina karakterlerini bir bir tanıyoruz. Kitap için belli bir olay örgüsü anlatamıyorum çünkü genel olarak düşünceye dayalı olduğunu gördüm. Yanlış giden evlilikler, arkadaşlıklar ve duyguları arasına sıkışıp kalan kadınları bol bol görüyoruz bu kitapta. Etkileyici bir kitaptı diyebilirim. Çoğu yerin altını çizdim. Bazen hangi olayın içinde olduğumu unutsam da severek okudum. Şiirsel bir anlatım sayesinde de kısa sürede okunup bitecek türden. Not:18 yaşın altındaki arkadaşlarıma önermiyorum
Ateş MerdivenleriAnais Nin · İthaki Yayınları · 2025229 okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
''..özgür erkeğin özgür kadından nefret etmesi gibi; çünkü erkek, kadındaki bu tutku özgürlüğünden nefret eder, çünkü böylesi bir özgürlüğü salt kendine tanır.'' (Sayfa: 109) * ''..kimse, biçimlendirmesi, sil baştan yaratması için imgesini bir başkasına teslim etmemeli.'' (Sayfa: 131) * seherceyolculuk.blogspot.com/2023/01/anais-n...
Ateş MerdivenleriAnais Nin · İthaki Yayınları · 2025229 okunma
6/10
·152 syf.··
2021 38. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2021 23:46
Anais Nin’i zamanında kimsenin dile getiremediklerini dile getirebildiği ve yaşayışındaki cesaret ve özgürlükten dolayı çok merak ediyordum. Kitap genel olarak üç kadın karakter ve Anais Nin’in Henry Miller’dan etkilenerek oluşturduğu Jay karakterinin etrafında geçiyor. Aslında kitapta belli bir konu yok, daha çok düşünceler etrafında ilerliyor. Yazarın dilini biraz Virginia Woolf’a benzettim ama Virginia Woolf’u okurken daha çok zorlanmıştım. Kitabı okurken açıkçası bazı yerlerde konuyu kaçırdığımı ve nerede olduğumu unuttuğumu hissettim ama onun dışında kitabı beğendim. Devam kitaplarının daha da iyi olacağını umuyorum ve en kısa zamanda okumak istiyorum.
Ateş MerdivenleriAnais Nin · İthaki Yayınları · 2025229 okunma
5 kitap olarak seriyi aldım fakat ilk kitabını ikinci denememde de bitiremedim . Kitapta kurgu , olay devam etmek için bir motivasyon yok , yazarın dili de çok zor . Seriyi bitirebilen var ve yorum yazarsa devam edebilmek için sevinirim .
Ateş MerdivenleriAnais Nin · İthaki Yayınları · 2025229 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Anais NinYazar · 14 kitap
Anais Nin (21 Şubat 1903 - 14 Ocak 1977) İspanyol, Küba ve Danimarka kökenli Fransız yazardır. Günlükleri ve erotik yazılarıyla tanınır. Günlükleri 11 yaşından başlayarak ölümüne kadar 60 yıldan uzun bir dönemi kapsar. Uzun yıllar Anais Nin aynı anda iki kişiyle evli kalmıştır. Bir sanatçı ve bankacı olan ilk kocası Hugh Guiler ile 1923'de evlenmiştir. 1955 yılında Guiler ile evliliği sürerken evlendiği Rupert Pole ise bir orman memuruydu. Her iki adam da Nin'in ikili yaşantısından bihaberdi ve 1977'de Nin'in ölümüne kadar tanışmamışlardı. 1985 yılında Hugh Guiler'in ölümünden sonra Nin'in günlükleri Rupert Pole'un izniyle eksiksiz halleriyle yayımlanmıştır. Yaşamı Fransa'da Kübalı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Nin, besteci Joaquín Nin ile klasik eğitim almış şarkıcı Rosa Culmell'in kızıydı. Anne ve babasının ayrılmasından sonra annesi Anais ve iki erkek kardeşini alarak New York'a taşındı. Yeni yetmelik döneminde okulu bıraktı ve manken olarak çalışmaya başladı. 1924 yılında kocası Hugh Parker Guiler ile Paris'e taşındı. Bu dönemde kendini yazıya verdi. D.H. Lawrence üzerine olan ilk kitabı da bu dönemde yayımlandı. 1939'da çift New York'a döndü. Nin Kenneth Anger'in Inauguration of the Pleasure Dome (1954) adlı filminde Astarte olarak rol aldı. Ayrıca Maya Deren'in Ritual in Transfigured Time (1946) ve Guiler'in Ian Hugo ismiyle yönettiği Bells of Atlantis (1952) adlı filmlerde oynadı. 17 Mart 1955'de Rupert Pole ile ikinci evliliğini yaptı. Genellikle ilham kaynağı olarak Djuna Barnes ve D. H. Lawrence'ı göstermiştir. Günlükleri Anais Nin en fazla günlükleri ile tanınır. On yıllara yayılan günlükleri birçok açıdan çarpıcıdır. Nin'in birçok önemli yazar, sanatçı ve psikanalist ile yakın ilişkisi vardı. Günlüklerinde bu kişileri alışılmadık bir derinlikle analiz eder. Erotik anlatım Anais Nin çoğu eleştirmen tarafından kadın erotik edebiyatının en iyi örneği olarak gösterilir. Erotizmi deşen ilk kadın yazarlardandı. Nin 1940'larda parasızlıktan sayfası bir dolardan olmak üzere Venüs Aşıkları'nı kaleme almıştı. Anlatım tarzı dönemine göre fazlasıyla açık saçıktı. Günlüğünde babasıyla yaşadığı ensest ilişkiyi yazmıştır. Nin dönemin birçok önde gelen edebiyatçısıyla arkadaştı. Hatta bazılarıyla sevgiliydi. Bunlardan bazıları Henry Miller, Antonin Artaud, Edmund Wilson, Gore Vidal, James Agee, James Leo Herlihy, ve Lawrence Durrell gibi isimlerdi. Miller ile arkadaşlığı ve yaşadığı ilişki gerek kadın olarak, gerekse yazar olarak kendisini çok etkilemiştir. Her ne kadar günlüklerinde Miller'ın karısı June ile ilgili gördüğü cinsel bir rüyadan bahsetse de bu rüya hiçbir zaman gerçeğe dönüşmemiştir. Günlüğün ilerleyen kısımlarında Nin başka bir kadınla lezbiyen bir ilişkiye girdiğinden ama bu ilişkiden tatmin olmadığından bahseder. Anais Nin 1977'de Kaliforniya'da Los Angeles'da ölmüştür. Cesedi yakılmış ve külleri Santa Monica Körfezi'ne savrulmuştur.