Ülkenin belirli bir kesiminden yola çıkılarak 1940'ta kaleme alınmış roman satırlarının bugünümüzü bile kusursuz anlatıyor oluşunun sebebi Sabahattin Ali'nin başarısı mı yoksa toplumun bir türlü bitmek bilmeyen aymazlığı mı? Bu kısım bence sarsıcı...
Nihat: "ne istediğini bilsen canın sıkılmaz!" dedi.Ömer, yalvarır gibi cevap verdi: "bana istenecek bir şey söyle, uğruna can verilecek bir şey söyle, hemen dört elle sarılayım..."Nihat güldü: "gördün mü? derhal sapıtıyorsun. Hayatta hiçbir şey, uğrunda ölmek için istenmez. Her şey yaşamamız için olmalıdır. İşte burası yaşamak için amaç arayanlara ya da yanlış yerde arayanlara özet gibiydi. Yaşamak için şeytana, paraya, şöhrete ihtiyacınız yok. İhtiyacınız olan şey içinizdeki 'iyi insan'. Hepsi bu kadar...