TUTUNAMAYANLAR
Oğuz Atay; İletişim Yayınları; 2008, 43. baskı,724 sayfa
TUTUNAMAYANLAR romanına kaç puan veriyorsun Olric? Siz bilirsiniz Efendimiz. Ne demek siz bilirsiniz, Olric? Bu kitabı birlikte okumadık mı? Okumasına okuduk Efendimiz ama bu sizin özeliniz bence. Henüz okumaya başlamadan önce sen yoktun zaten Olric ama şimdi varsın. Romana not ver Olric..! Madem öyle istiyorsunuz on puan veriyorum Efendimiz.
Gerçekten de bir zamanlar Olric yoktu: Ben bu romanı okumaya başlamadan önce; başka bir söyleyişle Oğuz Atay bu romanı yazmaya başlamadan önce. Romanın yirmibeşinci sayfasında yazdığı gibi: " O zamanlar daha Olric yoktu, daha o zamanlar Turgut'un kafası bu kadar karışık değildi."
Oğuz Atay bu romanında insan zihninin sesini, insan benliğinin kendi kendine hasbihâlini Selim Işık ile Turgut Özben isimli kahramanlarının ağzından anlatmış. Turgut Özben ile Selim Işık arkadaştır. Selim bu hayatta kendini bulamıyor, hep başkalarına öykündüğü çokça öykünmek istediği için kendine de kızıp duruyor. Bir işe yaramadığını düşünüyor; insanların kendisi hakkında ne söyleyeceklerini, arkasından ne söylemiş olabileceklerini tasavvur ediyor. Zihni sürekli düşünce hâlinde ve kendi kendine kendi hakkında düşündüklerini kâh anlatıcı, kâh kendisi dile getiriyor. Hayat ona çok zor geliyor ve,,, Selim'in intihar ettiğini anlıyoruz. Romanın özü de Selim'in intiharı hakkında yazılanlardan meydana geliyor. Arkadaşları ki en yakın arkadaşı Turgut Özben'in, Süleyman Kargı'nın, Metin Kutbay'ın, Esat ile Esat'ın kız kardeşi Aysel'in, kız arkadaşı Günseli Ediz'in anlattıklarından da (Günseli'nin anlattıkları noktalama işaretleri kullanılmadan tam 77 sayfa tutuyor.) tanıma olanağı buluyoruz Selim'i. En çok bahsi geçen fantastik kahraman ise Olric. Olric, Turgut Özben'in içsesi. Sürekli zihnine danışıyor Turgut Özben ve ortaya Olric'li bölümler çıkıyor. Selim'in tuttuğu günlüklerden kendim için bir iki satır alıntılıyorum buraya, bu cümleler bana roman kahramanımızın iç dünyasını hatırlatıp duracaklar (Sayfa 607'den...):
"Ben insan değildim ki. Yaşamadığım bir hayatın içine nasıl atıldım? (...) Onlar da bilemezdi: görünüşümle insana benziyordum."
Sayfa 626'dan: " Ne işim var bu dünyada benim? Tabağımı uzatışım bile başkalarına benzemiyor." Sayfa 669'dan: "Herkesin istediği gibi yaşadığı o uzak ülkenin özlemini duyuyorum."
Roman aslında hepimizi anlatıyor, kaygılarımızı, korkularımızı, kuşkularımızı: Azıcık sizden,birazcık benden..! Romanda intihar olayı Selim Işık açısından tutulacak tek yol olarak gösterilmiştir ki bunun yanlış olduğu apaçık ortadadır. Romanı okuyanlar bilinçaltı notu olarak bu dediğimi kaydetsinler lütfen..! Selim'in yaşadıklarını salt Selim yaşamıyor, bu dünyada olmayacak hadiseler hepimizin başına gelebilir, geliyor da...
Koskocaman (724 sayfa) romanda sadece bir yazılış hatası gözüme çarptı, o da otuz sekizinci sayfada: "...gaz ve debriyaj pedallarını ayırlamaya çalışarak yavaş yavaş arabayı yürütmeye başladı." tümcesinde geçiyordu. Aslında: "...gaz ve debriyaj pedallarını ayarlamaya çalışarak yavaş yavaş arabayı yürütmeye başladı." olmalı değil mi arkadaşlar? Ayırlamak fiili var mı Türkçemiz'de? Benim bildiğim 'ayırlamak' fiili yok ve cümle yapısına da uymuyor zaten.
Hatime:TUTUNAMAYANLAR romanını nasıl buldun Olric? Kadın Hükümdar getirdi Efendimiz. Ödünç aldığı paramı getirdi mi Olric? Hayır Efendimiz. Batsın bu dünya Olric. Bat dünya bat.