Çocukluğumdan bu yana hikayelere ayrı bir ilgim vardır. Bazen kitaplarla arama soğuk girdiğinde hemen hikaye kitapları okumaya başlarım ve kitaplarla aramı ısıtırım. Genelde toplumsal konuları işleyen yazarları sevdiğim için belli başlı bilindik yazarlar dışına çıkmamıştım, popülaritesine aldanıp standartlarımın dışına çıkmayı denediğim oldu ama günün sonunda keşke okumasaydım dedirtti. Iste yine bir şans vereyim dediğim günlerin birinde Şermin Yaşar çıktı karşıma, hadi okuyayım bir iki hikayesini dedim ve başladım. İnanılmaz güzel bir dili var, okurken kendimi Emrah Ablak'ın karikafilmlerini izliyor gibi hissettim, yer yer Karadeniz fıkrası dinliyor gibi, bazen üzülerek bazen de yüzümde koca gülümsemeyle bitirdim kitabı. Hayatın olağan akışı içerisinde yaşadığımız ya da dolmuşta birbiriyle konuşan iki kişiden duyduğumuz hikayeler kadar bizdendi yazılanlar. Bu kadar geç keşfettiğim için utançla, daha da geç keşfetmediğim için mutlulukla herkese tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar dilerim.