·332 syf.····Okunma: 08 Kasım 2025 02:03 Avengers: Açmaz, okuduğum en kalın ama en harcanmış hikâyelerden biriydi. Konu fena sayılmazdı, fakat bu kadar hacimli bir çizgi romanı taşıyacak derinlikte değildi. Okurken sık sık tempoyu kaybettim, olaylar ilerlemiyor gibiydi.
Genel olarak Maria Hill, çizgi romanlarda hiçbir zaman ısınamadığım bir karakterdi. Bu hikâyeyle birlikte, artık tamamen mantıksız bir insan olduğuna kanaat getirdim. Ajan Hill, suçluların sürekli hapisten kaçıp yeni sorunlar çıkarmasından bıktığı için onları yaşanabilir bir yere hapsedip zihinlerini sıfırlıyor, benliklerini baştan yaratıyor. Bu yere Pleasant Hill adını veriyor ve bunu kozmik küp yardımıyla başarıyor. Küp parçaları birleşip bir çocuğun zihninde hayat bulan bir kıza dönüşüyor. Hill ise bu kızı silah olarak kullanıp suçluların zihinlerini değiştiriyor, onlara sahte bir kasaba hayatı kuruyor. Üstelik kendini de kasabanın “başkanı” ilan ediyor.
Açıkçası, hayatımda bundan daha saçma bir fikir okumadım. Bir kişi de çıkıp “Sen ne yapıyorsun?” dememiş mi gerçekten?
Hikâye boyunca gizli bir proje yürütülüyor; iptal edilmiş gibi gösterilse de her şey perde arkasında devam ediyor. Yine de bazı küçük detayları beğendim. Üç farklı Captain America’yı bir arada görmek güzeldi. Normalde Kış Askeri dışında diğer ikisine pek ısınamam ama bu hikâyede sempatimi kazandılar. Özellikle yaşlı Captain America’nın yeniden gençleşmesi beni mutlu etti. Daha olgunlaşmış bir süper insan formu görmek tatmin ediciydi. Uncanny Avengers serilerinde bu genç halini nasıl işleyeceklerini merakla bekliyorum.
Hacker Rick Jones da hikâyeye renk katmıştı. Mizahıyla hikâyeyi biraz daha katlanılabilir hâle getirdi diyebilirim. Sonlara doğru ekibin toplanmasıyla en sevdiğim sahnelerden biri yaşandı: “Avengers, toplanın!”. Deadpool’un da ekibe dahil olmasıyla atmosfer biraz daha eğlenceli hale geldi. Red Skull bu ciltte çok az yer alsa da, perde arkasında kendi planlarını işlemeye devam ediyor. İlerleyen hikâyelerde neler yapacağını görmek ilginç olacak.
Ancak tüm olaylar ortaya çıkmasına rağmen, Maria Hill’in hâlâ kendini temize çıkarma çabaları beni bitirdi. Bir insanda hiç mi suçluluk duygusu olmaz? Yüzü hiç mi kızarmaz? Bu karakteri okumak beni gerçekten yordu.
Sonuç olarak, büyük beklentilerle başladığım ve zor bulunan bu çizgi romanın bu kadar harcanmış olması üzücüydü.