Spoilerr
Sabah 8de kalkacak olmama rağmen gece 4e kadar okudum o kadar sardı, yarın erteleyemedim
Ve böylece Vakıf okurken hep aklıma gelen "eee bunlar neredeyse ışınlanan hızda makineler geliştirip uzayda uçuyorlar da bi zaman makinesi mi yok???!!" sorusu cevaplamış oldu. Bir gün içinde bitirmenin mallığıyla bu kitabın içinde neden vakıfçılara hiç atıf yapılmadığını anlamaya çalışıyordum anca son kısma gelince kavrayabildim... Meğerkim bizim sonsuzlar evreninde kitabın başından beri sadece dünyadalarmış uzay yolculuğunu becerememişler falan.... Bu kısımın açıklanması, neden durumun böyle olduğu kısmı vs harikaydı. Normal bireysel hayatımızda da böyle, yaşanacak tüm olumsuzluklar senin kendini ileri taşımama yardımcı olur aslında. Geriye dönüp bir şeyleri değiştirebilsek şuanki insan olamazdık ve belki ileride yapacağımız doğrulardan mahrum kalırdık. Bu gerçekliğin sürekli değişmesi fikri de kafamdaki zaman paradokslarına bi açıklama oldu, hiç düşünmemiştim. Her neyse sonuç olarak bilim kurgu olarak harika bir kitap sadece aşk kısmı beni hiç çekmedi. Nerede aşk var tam anlamadım? Daha çok Harlan'ın saplantısı gibi. Noys'a da değil tamamen Sonsuzluktan ve yalnızlıktan bıktığı için şeye ait olma hissiyatına saplantılı. Bir zamana ait olmak istemeyecek kadar otokontrolü olan kibirli bir Sonsuz olsa da gördüğü ilk kadına ait olma hissiyatına karşı koyamıyor. Kitapta geçen zaman özlemi onda Noys özlemine dönmüş ama tamamen aynı şey aslında. Bir şeye ait olmak. Noys'un ikisinin geleceklerini görüp de onu sevdiğini söylemesi de çok havada kaldı. İkisinin arasında daha romantik bir bağ okumak isterdim ama yüksek ihtimal kitabın çok daha kalın olması gerekirdi. Bilim kurgu kısmı arka planda kalırdı o yüzden bir şey demiyorum çok fazla, sadece kitaptaki aşk değil belki ilerde ona dönüştürürler.
.