Puan vermedi·392 syf.··
2025 123. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2025 14:27
Kahire Üçlemesi’nin son durağı Şeker Sokağı, Mısır’ın ve Ahmet Abdülcevad ailesinin 1930’lardan 1940’ların sonuna uzanan dönemini kapsıyor. Bir zamanlar evde otoritenin sesi olan Ahmed Abdülcevad’ın artık zamanı geçmiş. Çocuklar yaş almış, torunlar büyümüş. Evin küçük oğlu Kemal öğretmen olmuş ama hayatta hiçbir yere ait olamayan biri hâline gelmiş. Necib Mahfuz, torunlar aracılığıyla Mısır’ın değişen ideolojilerini ve siyasi kamplaşmalarını anlatırken; Kemal üzerinden romanın felsefi ve içe dönük yönünü güçlendirmiş. Eleştirmenlerin ortak görüşü Kemal'in, Necib Mahfuz’un kendisi olduğu yönünde. Yazar da bunu inkâr etmemiş, hatta şöyle söylemiş: “Kemal benim ruhumun bir parçasıdır. Onun içsel sessizliğinde kendi gençliğimi dinledim.” Bu arada evin hanımı Emine sadece türbelere de gitse, artık dışarı çıkabiliyor. Ailede en azından bu yönden bir gelişme olmuş. İlk iki kitapta insan gerçekten sinir olmadan duramıyordu. Ayşe'nin yaşadıkları tam bir trajediydi. Kemal'in anlam arayışı, ne yapacağını bilememesi beni çok gerdi. Çok sıkıldım onun o hallerinden. Karşımda olsa 'karar ver be adam, bir şey yap' derdim:) Onun bu düşünmekle yaşamak arasında sıkışmış adam olma hali Mahfuz'un kasıtlı tercihi ama ben yine de boğuldum. Mahfuz bu üçlemeyle yalnızca bir aile hikâyesi değil, Mısır’ın modernleşme sürecini, bir çağın dönüşümünü anlatıyor. Gelenekten modernliğe geçişi; din, siyaset ve birey arasında sıkışan toplumun sancılarını roman kişileri üzerinden ilmek ilmek işliyor. Çocuklarla, torunlarla, değişen fikirlerle birlikte bir ülkenin dönüşümünü okumak gerçekten etkileyiciydi.
Şeker SokağıNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2025239 okunma
·
146 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.