Gönderi

Ah bee Çalıkuşu
10/10
·544 syf.··
2020 76. kitabı
Başucu kitabım Hayat, insanın kendini bulma yolculuğudur; bazen bu yol yalnızlıktan, bazen fedakârlıktan, bazen de kırılmış bir kalbin sessizliğinden geçer. Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu romanı, işte bu yolculuğun kadın suretinde vücut bulmuş halidir. Feride’nin hikâyesi, bir aşkın değil, bir insanın kendini tanıma serüveninin hikâyesidir. O, kırıldıkça büyüyen, düştükçe kök salan bir ruhtur. Feride, ilk bakışta hayat dolu, yaramaz, hatta biraz çocuksu bir genç kızdır. Ama roman ilerledikçe anlarız ki, onun içinde derin bir sorgulayıcı ruh vardır. Hayal kırıklığına uğradığında insanlara ve hayata duyduğu güveni de kaybeder. Fakat o kaçmaz, teslim olmaz; Anadolu yollarına düşer, bilinmeyene yürür. Feride’nin öğretmenlik yaptığı kasabalar, bir bakıma insanın iç çölleridir. Cehalet, yoksulluk, yanlış inançlar... Ama Feride orada bir umut tohumu gibi direnir. İçinde taşıdığı sevgi, tıpkı bir ışık gibi karanlığın ortasında yanar. Ve biz okur olarak görürüz: Asıl kahramanlık, aşka sadık kalmak değil; hayata, insanlığa sadık kalmaktır. Munise, kalbin sembolü Feride, hayal kırıklıklarıyla dolu bir kadındır. Yalnızlığa sığınmış bir ruh… Anadolu’ya gittiğinde dışarıdan güçlü görünür ama içten içe kırılmıştır. İşte o anda karşısına Munise çıkar küçücük, saf, sevgiye muhtaç bir çocuk. Munise, Feride’nin içinde sönmeye yüz tutmuş şefkati ve annelik duygusunu yeniden uyandırır. Feride artık sadece bir öğretmen değil, bir anne olur; sevgisini, ilgisini, umudunu o küçük kıza verir. Munise ise Feride’ye, dünyada hâlâ masumiyetin ve iyiliğin var olduğunu hatırlatır. Feride ile Munise arasındaki bağ, Çalıkuşu romanının en içten ve en dokunaklı yanlarından biridir. İkisi arasında sadece öğretmen, öğrenci ilişkisi değil, sevgiye, güvene ve şefkate dayalı derin bir bağ vardır. Munise, Feride’nin yorgun kalbine umut ve sevgi katar; Feride de Munise’nin dünyasına güç ve koruma getirir. Bu ilişki, insanın başkasına iyilik ederken aslında kendi içindeki sevgiyi yeniden keşfetmesini anlatır. Roman boyunca Reşat Nuri, sessiz bir felsefe yapar: İnsanın değeri, sahip olduklarında değil, kaybettiklerinden sonra nasıl davrandığında gizlidir. Feride, yalnızlığını bir sığınak gibi taşır. Acısından kaçmak yerine onunla dost olur; kendini olgunlaştıran bir ıstıraptır bu. Bir öğretmen olarak Anadolu’da verdiği mücadele, sadece bilgi öğretmek değildir. O, insanlara kendini bilmenin erdemini öğretir. Çünkü eğitmek, sadece zihinleri değil, kalpleri de uyandırmaktır. Çalıkuşu, bir aşk romanından çok daha fazlasıdır. O, bir varoluş romanıdır. Feride’nin yolculuğu, insanın içindeki “ben”i bulma yolculuğudur. O artık “bir kadının” değil, “bir insanın” hikâyesidir. Reşat Nuri, Feride’nin sesiyle bizlere şunu fısıldar: “Hayat bazen seni kırar, ama o kırık yerlerden ışık sızar.” Ve o ışık, Çalıkuşu’nun kalbinde hep yanar. Yalnız, onurlu, sevgi dolu ve özgür bir kadın olarak... Yalnızlık, bir eksiklik değil; insanın kendine yaklaşma biçimidir... Sevgiyle kalın
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,2bin okunma
·
268 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.