Üç adımda yeni nesil kurgu kitapları
1) Kusursuz kusurlu başrol erkek:
Aşırı yakışıklı, tek kusuru olmayan erkek karakterler. Evet bunu geçiyorum, çünkü söyleyecek bir şey bulamıyorum, ve kusurlu kısmına geçiyorum. Aslında kusur olan özelliklerin bize havalı diye dayatılması rahatsız edici. Adam öldürmek mesela. Buna da açıklık getirelim; öldürdükleri kişiler suçlu, şöyle şeyler yapmışlar vs. Abicim sen polis misin, asker misin? Mafyasın mafya. Mafyanın iyisi mi olur? Zaten mafya demedeki amaç kaçakçılık, çeşitli suçlar işlemesi değil midir? Ama hayır, o iyi mafya(!)
Bu adam sözde Türkiye'nin en zenginlerinden değil mi? Ama biz kitapta sürekli Farah'ın peşinden koştuğunu görüyoruz, bu para nerden geliyor. Tamam, tamamen gerçeklik aramıyorum kitaplarda, şahsi düşüncem. Ama bu kadar da değil.
Karakterin aşırı kıskanç olması, sinirlenince gözünün dönmesi de kusurdur.
2) Zeki(!) başrol kız:
Farah zeki gibi lanse ediliyor, çoğu watty kızı gibi, ama bize nedense bunu pek göstermiyor. Yeni tanıştığı bir adamın evine gidiyor mesela. Biz bunu ilkokul çağındaki çocuklara öğüt olarak veriyoruz.
3) Travmalar:
Geçmişten gelen travmalar gerçekten üzücü, bunu inkâr etmiyorum ama karakterlere çocukluktan ağır şeyler yaşatıp büyüdüklerinde travma olarak kullanmak, üstelik travmayı aşırı şiddetli geçirtmek..
Travmalar vardır elbette ama o âna benzer bir olay yaşadığında kendinden geçmesi aşırıya kaçmaktır. Ateş gördüğünde kendini kaybedip etrafa saldırmak, köpek gördüğünde donup kalmak vs.
Bir sahnede Farah köpek görmüştü ve o an kendinden geçmişti, Gurur ne yaptı dersiniz? Öptü, evet bildiğiniz öptü, sırf kendine gelsin diye! Aslında Farah'ın daha çok kendinden geçmesi gerekmez miydi?
Leyla meselesi var kitapta, Gurur sırf intikam için kaçırıyor Farah'ı ama aşık oluyor. Burda bir tuhaflık var, Leyla'nın intikamı için kaçırıyor ama Farah'a aşık oluyor.
Kitapta Farah'ın Gurur'u manipüle ettiği yazılıyor ama öyle değil fikrimce. Farah Gurur'u kandırıyor(bir şey bildiğini Gurur'a söylemiyor, saklıyor), buna manipüle etmek denmez. Ama bana sorarsanız Leyla tam bir manipülatör. Gurur'a vicdan azabı çektiriyor, sürekli ona suçluymuş gibi hissettiriyor.
Leyla ortaya çıktığında zaten Gurur ona yüz vermiyor yaptıklarının farkında olduğu için.
Gurur ve Farah karakterlerinin ilişkileri de toksikti. Kendi düşüncemdir ki ben böyle karakterleri sevmem. Farah bazen çocuk gibi oluyor, bazen de duygusal. Ama bence aşırıya kaçılmış.
Farah ile Aksa arasındaki kardeşlik bağı güzeldi, imrenmedim değil. Aksa ve Asaf'ı sevdim ben. Zaten bir yerden sonra sırf ikisi için okudum.
Diğer karakterlerden Farah'ın kuzenlerinin çoğunu sevemedim. Yaptıkları işler, ekip çalışması iyidi ama karakter olarak bana göre değillerdi.
Kitabın bazı kısımlarını atladım. Olay örgüsünde sıkıntı yaşatmadılar. Bu demek oluyor ki kitap gereksiz uzatılmış.
Kitabı bir yere kadar okudum ama devamı gelmedi. Bazı yerler o kadar gereksiz uzatılıyor ki. Ama okutur, düşündürecek cümleler, anlaşılmayacak metinler olmadığından su gibi akar gider.
Neyse, kendi şahsi düşüncemle bir eleştiri niteliğinde yazı oldu. Bizden geçti azizim, bundan sonra da bu tür kitapları (okursam) incelemek için okurum.