·33 syf.····Okunma: 09 Ekim 2022 00:00 Ece Ayhan’ın Son Şiirler kitabı, adının da ima ettiği gibi bir kapanış hissi taşıyor ama bu kapanış, bir bitişten çok başka bir başlangıcın kapısı gibi. Kitabı elime aldığımda ilk hissettiğim şey, Ece Ayhan’ın o kendine özgü, sarsıcı diliyle bir kez daha karşı karşıya olduğumdu. Bu kitapta şiirler, alışılmış bir düzenin içinde değil; anlamlar birbirine karışıyor, kelimeler bazen dizelerin içinden taşarak kendi yollarına gidiyor. Sanki her satır, dilin sınırlarını yokluyor, yerleşik düşünce biçimlerine küçük ama güçlü darbeler indiriyor.
Okurken kolay bir deneyim yaşadığımı söyleyemem, bazı dizelerde durup ne dediğini değil, ne demek istemediğini anlamaya çalıştım. Ece Ayhan’ın dili zaten hiçbir zaman düz yürüyen bir yol olmamıştır; burada da öyle, her dize bir çıkmaz sokak gibi ama her çıkmazda başka bir yankı var. Şiirler kısa, ama yoğun; az sözcükle çok şey söylemeye çalışıyor. Bu yoğunluk bazen insanı yoruyor, ama aynı zamanda kitabın en güçlü yanı da bu: okurdan çaba istiyor, teslimiyet değil.
Son Şiirler, şiiri bir anlatı değil, bir alan haline getiriyor; içine girip kaybolabiliyorsunuz. Bence bu kitap, klasik anlamda “şiir okumayı” sevenler için değil, şiirin kendisini çözmek, sorgulamak isteyenler için yazılmış. Okuduktan sonra bir huzur değil ama bir düşünme hali bırakıyor insanda. Ece Ayhan’ın son sözleri gibi duran bu şiirler, belki de asıl olarak şairin dünyaya bıraktığı bir sessizlik biçimi. Her okunuşta başka bir yerinden kırılıyor, başka bir anlam sızıyor dışarı.