Gönderi

via @mervemsifilan
Kasımın ortasında, sirenle birlikte ülke tek bir aynaya dönüşür; yüzümüzde yas değil, ölçü vardır. Atatürk, bir kişiden çok bir yöntemdir: aklın çıpası, hukukun terazisi, eğitimin omurgası. Onu anmak, geçmişe bakıp duygulanmak değil; geleceği kurarken hangi ilkelerden sapmayacağımızı yeniden yazmaktır. Bu nedenle anma, ritüel değil standart yükseltmektir: sınıfta merakı korumak, laboratuvarda veriye sadakat, kürsüde sözü adalete, atölyede emeği onura bağlamak. 10 Kasım, sessiz bir durak değil; devam iradesinin tarihî imzasıdır. O imzayı, her günün küçük işinde dürüst bir karar, temiz bir hesap, cesur bir adım yeniden atabildiğimiz ölçüde, hasret anlamına kavuşur.
·
94 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.