·80 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Kasım 2025 00:00 Kitap bir bitki bilimcisi olan Mancuso ile gastronomi uzmanı olan Petrini'in söyleşisi şeklinde. Mancuso'nun düşünceleri ilgilmi çektiği için almıştım. Öncesinde okuduğum "Bitki Ulusu" son derece güzel ve herkesin okuması gereken bir kitaptır. Bu kitaba gelirsek Mancuso açısından tekrar diyebilirim farklı bir nokta yok. Petrini açısından bakarsak ufak bir sürprizle karşılaştım. Açıkcası gastonomiyi hep lezzet ve haz odaklı (günümüz için daha ziyade hayvansal beslenme) şeklinde gördüğüm için "sürdürülebilir" ekosistem konseptine pek yakıştıramazdım. Bu kitap beni ters noktaya yatırdı. Petrini'nin anlattığı (ve kurucusu olduğu) "slow food" konsepti kapitalist endüstriden bir kopuş olarak bize orta yol sunabilir. Bilinçli şefler sayesinde etik üreticilerin desteklenmesi, üretici-tüketi dirsek teması gibi fikirler sadece daha sağlıklı ve daha organik değil çeşitliliğin de artışı anlamına geliyor, özellikle de bitkisel beslenme çeşitliliği. Alışkanlıklarımıza sıkışıp kalmanın en büyük nedeni alternatifleri bilmememiz "cahilliğimiz" olduğu için bu nokta çok önemli. 10 bin sene önce en az 100 çeşit bitkiyi mutfağına sokan insanlık şu an sadece buğday, mısır ve birkaç başka bitkinin ürünleri ile besleniyor. Daha teknolojik mi olduk evet olduk bu kesin ancak doğadan koparak ekosistem cahili de olduk ve bu bizi daha bağımlı, kırılgan ve de tehlikeli bir türe çevirdi.