1900 lü yılların başlarıydı. Asırlarca dünyaya hükmetmiş Osmanlı İmparatorluğu artık eski gücünde değildi. Asırlarca dost olarak yaşayan teba, Fransız İhtilali etkisiyle devlete baş kaldırıyor hatta daha da ileri gidip bağımsızlık savaşlarına giriyordu. Savaş çanları çalıyordu artık. Tam da bu zamanlarda bir ses yükseldi Mehmet Emin Yurdakul tarafından "Ey Türk! Vatan elden gidiyor, uyan!"...
İşte bu sese kulak verenler İmparatorluğun kalan son parçası için canlarına hiçe sayıp cepheden cepheye koştular. Onların derdi Vatandı, bağımsızlıktı. Çanakkale, Kutül Amare, Medine, Sakarya işte bu bilinçle savunuldu düşmana karşı.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda?
Canı, cananı bütün varımı alsın da Hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
"Sû(asker) uyur düşman uyumaz." Evet her tarafı şehit kanıyla sulanmış bu topraklarda şu an huzurlu bir şekilde yaşıyorsak hele ki dört bir yanımız düşman ile dolu iken yapılacak şey tarihten gereken dersi çıkarıp aklımızı başımıza almaktır
Eğer biz Türk milleti olarak bu derin uykudan uyanmazsak sonu vahim olaylarla biten hadiseler yaşanması tesadüfi değildir.
Aradan bir asır geçse de dahili ve harici düşmanlarımız emellerine ulaşmak için her türlü yolu deneyecektir. Biz Türk milleti olarak bu aziz vatanın elden gitmemesi için gereken her türlü mücadeleyi vermeliyiz.